Sayı | Ausgabe: 217 (12.11.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 12.12.2019

Zeliha KARADEMİR, BA

zeliha1

12.11.2019

Yetişkinlerde olabileceği gibi çocukların ve ergenlerin de evham, endişe ve takıntı derecesinde düşünceler ve hareketler sergilediği gözlemlenmektedir. Gün içerisinde bu duyguları geçiştirebilmek ve günlük hayatına devam edebilmek kişiyi fazla etkilememektedir. Burada başlayabilecek en ciddi sorun kişinin takıntılı düşüncelerinden kurtulamaması ve takıntılı düşüncelerin günlük yaşamını etkilemesi ve kısıtlamasıdır.  Bu durumda Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) olarak da bilinen ruhsal hastalık kişide kendini göstermektedir. Yetişkinlerde olabileceği gibi çocukların ve ergenlerin de evham, endişe ve takıntı derecesinde düşünceler ve hareketler sergilediği gözlemlenmektedir. Gün içerisinde bu duyguları geçiştirebilmek ve günlük hayatına devam edebilmek kişiyi fazla etkilememektedir. Burada başlayabilecek en ciddi sorun kişinin takıntılı düşüncelerinden kurtulamaması ve takıntılı düşüncelerin günlük yaşamını etkilemesi ve kısıtlamasıdır.  Bu durumda Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) olarak da bilinen ruhsal hastalık kişide kendini göstermektedir. 
Obsesif Kompulsif Bozukluk Obsesyon ve Kompulsiyon olarak bilinen davranış ve zihinsel eylemlerden oluşan bir psikolojik hastalıktır. Obsesyon, kişinin zihnine girmesine engel olamadığı ve zihninden uzaklaştıramadığı düşünce ve fikirlerdir. Kişi tarafından mantıkdışı olarak değerlendirilse de zihinden uzaklaştırılamayan takıntılı ve tekrar edici düşünceler yoğun içsel sıkıntı, endişe ve huzursuzluğa neden olur. Kompulsiyon ise obsesyonların yani takıntılı düşüncelerin neden olduğu sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ve ortadan kaldırmayı hedefleyerek yapılan davranışlardır. 
Erkek çocuklarında daha erken yaşlarda tespit edilen OKB okul öncesi çağdaki çocuklar dahil olmak üzere ilerleyen ergenlik döneminde ve yirmili yaşlarda da tespit edilir. Yapılan araştırmalara göre günümüzde Obsesif Kompulsif Bozukluk yaşayan kişi sayısı artmaktadır. 
Obsesif Kompulsif Bozukluğun belirtileri nelerdir? 
Özellikle çocuklarda tespit edilen Obsesif Kompulsif Bozukluklar örnek olarak çocuğun kendine bir hastalık bulaşacağı düşüncesi olarak gözlemlenen obsesyon ile bunun yarattığı kompulsif el yıkama davranışlarıdır. Bir diğer örnek çocuğun kendisinin ve ebeveynlerinin başına kötü bir olay gelecek olabileceği obsesif endişelerdir. Çocuk ya da ergen bu durumda şiddetli bir endişe yaşar ve içsel huzursuzluk hisseder. Kompulsif olarak da kontrolcü bir davranış sergiler. Çocuğun yalnız kaldığında ya da gece uyumak için odaya gittiğinde zihninde kurduğu olumsuz ve korku yaratan düşünceler de obsesyona dahil edilebilir. Bu durumda çocuk örnek olarak yine kendisinin ve ebeveynlerinin kötü bir olay yasamasından korkar ve kompulsif olarak uyumaz, ağlar ve yalnız kalmak istemez. 
Ergenlerde ise farklı obsesif ve kompulsif davranışlar gözlemlenmektedir. Buna örnek olarak bulaşma obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu verilebilir. Evine bir arkadaşını davet etmek isteyen ya da bir arkadaşına gitmek isteyen ergen bu buluşmadan sonra mikrop taşıyabileceği şeklinde obsesyonlar yaşar ve üzerindeki bulunan kıyafetlerini çıkarıp temizlenmesini talep eder. Bir diğer örnek ise kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonudur. Bu durumda ergen kapı, ocak ya da elektrikli aletlerin açık olabileceği kuşkusuna kapılır. Bu kuşku obsesyonu zihinde endişe yarattığı için kontrol kompulsiyonu devreye girer ve emin olmak için tekrar tekrar ocak ya da elektrikli aletlerin kapalı olup olmadığı kontrol edilir. Unutmamak gerekir ki her birey farklı obsesyonlar ve kompulsif davranışlar sergilemektedir. Verilen örneklerin en sık gözlemlenen durumlardır. 
Obsesif Kompulsif Bozukluk nedenleri nelerdir ve nasıl tedavi olunur?
Yapılan araştırmalara göre OKB genetik, psikolojik ve nörolojik olabilmektedir. Genetik olarak OKB’li çocukların ebeveynlerinde ve diğer birinci sınıf akrabalarında da bu durum gözlemlenmektedir. Psikolojik olarak çocukluk çağı travmaları ve nörolojik olarak serotonin maddesinin işlevlerinin bozuk saptanması OKB’ye neden olabilmektedir. Tedavi için bir Psikiyatra başvurulmalıdır. İlaç tedavisi eşliğinde bilişsel-davranışçı terapi de önerilir.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren