Sayı | Ausgabe: 240 (13.10.2021)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.11.2021

11.08.2021

Son yayınlanan Viyana Üniversitesi Uluslararası Raporuna göre ( University of Vienna International Report 2020 ) 2018/2019 yılları arasında Viyana Üniversitesinde aktif olarak eğitim alan öğrenci sayısı toplam 47,951 olup, bu rakamın 13,901’ini yabancı öğrenciler oluşturmakta. Aktif eğitim alan Türk öğrenci sayısı ise yalnızca 386. Bu rakamın da tüm aktif öğrencilere oranı  % 0,8. Avusturya’ da aktif olarak öğrenim gören Türk öğrenci sayısı geçen senelere göre düşüşünü sürdürmektedir. Hiç şüphesiz bu duruma pandeminin etkileri de büyüktür. Yabancı bir ülkede öğrenim görmek sağladığı avantajların yanı sıra pek çok zorluğu da beraberinde getirmektedir. Peki Türk öğrencilerin Avusturya’da karşılaştığı sorunlar nelerdir? Gelin hep beraber mercek altına alalım.Son yayınlanan Viyana Üniversitesi Uluslararası Raporuna göre ( University of Vienna International Report 2020 ) 2018/2019 yılları arasında Viyana Üniversitesinde aktif olarak eğitim alan öğrenci sayısı toplam 47,951 olup, bu rakamın 13,901’ini yabancı öğrenciler oluşturmakta. Aktif eğitim alan Türk öğrenci sayısı ise yalnızca 386. Bu rakamın da tüm aktif öğrencilere oranı  % 0,8. Avusturya’ da aktif olarak öğrenim gören Türk öğrenci sayısı geçen senelere göre düşüşünü sürdürmektedir. Hiç şüphesiz bu duruma pandeminin etkileri de büyüktür. Yabancı bir ülkede öğrenim görmek sağladığı avantajların yanı sıra pek çok zorluğu da beraberinde getirmektedir. Peki Türk öğrencilerin Avusturya’da karşılaştığı sorunlar nelerdir? Gelin hep beraber mercek altına alalım.
Öncelikle yabancı öğrenci olmak demek, henüz tanımadığınız bir ülkede yeni öğrendiğiniz bir dil ile kendi ayaklarınızın üstünde durmak demek. Gerek günlük hayatta kendini ifade edebilmek, gerekse akademik alanda kendine bir şeyler katabilmek için öğrenilen yeni dilin geliştirilmesindeki süreklilik, o ülkede yaşanıldığı sürece en büyük esastır. Yeni bir dil öğrenmek, Dünya’nın birçok farlı ülkesinden gelen uluslararası öğrencilerle tanışmak, eğitim alınan bölüm dahilinde akademik çalışmalar yapmak kişiye hem öz-yeterlik hem de özgüven anlamında birçok şey katar. Fakat bu durumun artılarının yanında eksileri de mevcuttur. 
İlk değinilebilecek konu yabancı öğrencilerden her yeni kayıt döneminde, yani dönemlik olarak talep edilen ücrettir. Bahsettiğim ücret özel üniversitelerde değil, Avusturya devlet üniversitelerinde bulunmaktadır. Bu ücretten Avrupa Birliği’ne mensup ülkelerin vatandaşları ve Avusturya Devleti vatandaşları muaftır. Talep edilen ücretin miktarı, o üniversitede okuyan öğrencinin aidiyetinin bulunduğu ülkeye göre farklılık gösterecek şekilde düzenlenmiştir, yani sabit veya herkes için geçerli ortak bir ücret yoktur. Avusturya Devleti’nin “üçüncü ülke” olarak sınıflandırdığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı öğrenciler, belli istisnaların dışında tam ücret olarak adlandırılan en yüksek harç ücretini ödemekle yükümlüdürler. Örneğin Viyana Üniversitesinde okuyan bir Türk öğrenci dönemlik € 747,42 ( € 726,72 Euro plus € 20,70 Euro ÖH-Beitrag) ücret ödediği takdirde eğitimine devam edebilmektedir ve kaydını yenileyebilmektedir. Hatırlatmak isterim ki Viyana Üniversitesi Avusturya’nın devlet üniversitesidir ve yalnızca gerekli şartları yerine getirebilen uluslararası öğrenciler Viyana Üniversite’sinde okumaya hak kazanabilmektedir. Bu üniversiteye haklarıyla girmiş olan yabancı öğrencilerden, değişkenlik gösteren dönemlik ücretler talep edilmesi, apaçık bir şekilde o ülkelere mensup olan yabancı öğrencileri sınıflandırmaktadır. “Fırsat eşitliği”, “adalet” ve “sosyal eşitlik” konularına büyük önem verdiğini belirten Avusturya Devleti’nin Üniversite eğitim ücretlerini, mensubu olunan ülkeye göre farklılık gösterecek şekilde düzenlemesinin sebebi büyük bir merak konusudur. Ortaya konulan ayrımcı tutumun ortadan kaldırılması bağlamında gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti yetkili mercileri tarafından gerekse Avusturya Devleti yetkili mercileri tarafından diplomatik adımlar atılması yerinde olacaktır. 
Devamında değinebileceğimiz bir başka konu ise, Türk öğrencilerin iş bulma konusunda yaşadığı sıkıntıdır hiç şüphesiz. Avusturya yasaları çerçevesinde yabancı öğrencilere haftalık 20 saate kadar çalışma hakkı tanınmıştır. Fakat bu hak yalnızca iş veren tarafından Avusturya İş ve İşçi bulma kurumuna (das Arbeitsmarktservice Österreich) yapılacak başvuru sonucunda alınan “çalışma izin belgesi” (Beschäftigungsbewilligung) ile kullanılabilmektedir. Fakat bu başvuru iş verenlerin keyfiyetine bırakılmıştır. İş verenler yeni çalışanlar alacakları zaman çalışma iznine ihtiyaç duyan adaylar yerine, bu belge olmadan çalışabilen adaylara yönelmekte veya prensip olarak bu başvuruyu yapmamaktadır. Burada ortaya çıkan soru, bu yasanın efektif olup olmadığıdır. Bir hukukçu adayı olarak bizlere hukuk eğitimimizin en başında öğretilen bu kavram, yasaların günlük hayatta da uygulanabilir olup olmadığını inceler. Yani yasalarca belirlenmiş olan bir hakkın varlığı, o hakkın reel hayatta güvence altına alındığı anlamına gelmiyor. Bu konu ile ilgili çalışma iznine ihtiyaç duyanları koruma altına alacak bir düzenleme olup olmadığını öğrenmek için Avusturya Çalışma Bakanlığı’na ulaşmam sonucunda, maalesef Avusturya yasalarınca iş verenlere uygulanabilecek bir yaptırım olmadığı ve iş verenlerin bu başvuruyu eğer “isterlerse” yapabilecekleri cevabını aldım. Yasanın efektif olmamasından kaynaklı ortaya çıkan keyfiyetten dolayı, iş arayan Türk öğrencilerin yaşadığı zorluk daha da katlanmaktadır. 
Sevgili okurlarım sizce bir yasa reel hayatta mağduriyetlerin önüne geçemiyorsa, o zaman yürürlükte olan bu yasa uygulama esnasında sınıfta kalmış olmuyor mu? Yazdıklarım yabancı öğrencilerin karşılaştığı zorlukların yalnızca birkaçıdır. Burada önemli olan olabildiğince adil ve çözüme yönelik tutumlar sergilemektir. Yabancı öğrencilerin karşılaştığı sorunları ortadan kaldıracak veya en azından hafifletecek her adım “eşitlik” ve “adalet” kavramlarına verilen değeri ortaya koyacaktır.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren