Sayı | Ausgabe: 248 (09.06.2022)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.07.2022

13.01.2022

Zorunlu aşı, prensipte bireyin vücut bütünlüğüne ve özgürlüklerine bir müdahaledir. Ne var ki bir kamusal alanın içinde yaşıyoruz ve kendi vücudumuz için aldığımız bazı kararlar başkalarının vücudunu da etkiliyor. Herhangi birimizin kendisi için yaptığı tercihlerin büyük çoğunluğu, kaçınılmaz olarak başkalarının tercihini etkiliyor. Aşı olmamak apaçık şekilde kamusal alanda başkalarının karşılaşacağı mikrop yoğunluğunun artma ihtimaline işaret ediyor. Dolayısıyla özgürlüğün aşı olmama şeklinde kullanılması kamusal özgürlük alanının daralması demek, çünkü aşı olanların yüzde yüz korunması söz konusu değil ve sırf aşı olmayanlar yüzünden ilave korunma tedbiri almaları gerekiyor. Bu durumda devletler kamusal alanı korumak amacıyla bugün özgürlüklere müdahale edebilir. Zorunlu aşı, prensipte bireyin vücut bütünlüğüne ve özgürlüklerine bir müdahaledir. Ne var ki bir kamusal alanın içinde yaşıyoruz ve kendi vücudumuz için aldığımız bazı kararlar başkalarının vücudunu da etkiliyor. Herhangi birimizin kendisi için yaptığı tercihlerin büyük çoğunluğu, kaçınılmaz olarak başkalarının tercihini etkiliyor. Aşı olmamak apaçık şekilde kamusal alanda başkalarının karşılaşacağı mikrop yoğunluğunun artma ihtimaline işaret ediyor. Dolayısıyla özgürlüğün aşı olmama şeklinde kullanılması kamusal özgürlük alanının daralması demek, çünkü aşı olanların yüzde yüz korunması söz konusu değil ve sırf aşı olmayanlar yüzünden ilave korunma tedbiri almaları gerekiyor. Bu durumda devletler kamusal alanı korumak amacıyla bugün özgürlüklere müdahale edebilir. 
Yasal olarak zorunlu aşı mümkün müdür?
Evet mümkün. Aşı zorunluluğu ile ilgili ilk yasa taslağı tamamlandı. Bu zorunluluk 1 Şubat 2022 tarihinden itibaren Avusturya'da yaşayan tüm insanlar için geçerli olması öngörülüyor. Bu zorunluluk 14 yaş üzeri olanlar için geçerli olacaktır. Ayrıca, hukuk uzmanlarına göre tehlikeli virüslere karşı sosyal güvenliğin sağlanması için, zorunlu aşının uygulanması yeterli bir nedendir. Böyle bir zorunlulukta, toplumsal fayda ile bireyin kararlarına müdahale arasındaki ilişkinin doğru olması anayasal açıdan önemlidir. Ayrıca aşıyı reddedenlere 600 Euro para cezası kesilecek. 15 Mart'ta hala aşı yaptırmamış olursanız, ceza ödemeniz gerekecek. Ceza üç ayda bir tekrarlanabilecek. Aşı olmayı reddetme durumunda kişiler yılda 2.400 Euro’ya kadar para cezasına çarptırılabilir. Ceza gelirleri hastanelere gidecek. Sağlık Bakanı, daha düşük para cezası ödemek zorunda olan insan gruplarını yönetmelikle tanımlayabilir. Bunun için ilgili kişilerin gelir ve mali durumları belirleyici olacaktır. Aşı zorunluluğundan muaf olanlar: hamile kadınlar, aşılanma hayatını veya sağlığını tehlikeye atabilecek hasta kişiler, enfeksiyon geçiren kişiler numune alımından sonra 180 gün boyunca hariç tutulacak ve son olarak 14 yaş altı çocuklar muaf olacak. Her üç ayda bir aşı zorunluluğuna uymayan kişilere, aşının bir sonraki tarihe kadar tamamlanması gerektiğine dair bilgilendirme mektupları yollanacaktır. 
Kanun neyi korumak istiyor?
Bakanlık taslağına yapılan açıklamaların ilk cümlesi bile yasanın amacının Covid-19'un yayılmasını önlemek için aşı oranını artırmak olduğunu vurguluyor. Ayrıca (halk) sağlığının ve sağlık altyapısının korunmasından bahsediliyor. Bu da zorunlu aşılamanın koruyucu amacının sağlık sistemini yani işleyen bir sağlık sistemini ve özellikle hastanelerdeki yoğun bakım yatak altyapısını korumak olduğunu ve bireyleri enfeksiyondan korumak olmadığını göstermektedir. Bu nedenle, aşı zorunluluğunu ihlal eden bir kişi, başkalarının sağlığına herhangi bir zarar gelmesinden sorumlu değildir. Bu tür durumlarda nedensellik kanıtının pek mümkün olmadığı, ancak elbette koruma amacına karşı değil, yalnızca tazminat taleplerinin pratikte uygulanabilirliğine karşı bir argüman olduğu tartışma konusudur.

Gelelim iş hukukuna:
Bir yasa koyucunun zorunlu aşılama ile iş hukuku kapsamındaki sonuçları düzenlemesi sistemsiz ve olağandışı olur. Bir kişi kamu hukuku yükümlülüklerini ihlal ederse ve kendisini (idari) cezai olarak sorumlu kılarsa, bu kişinin kendi işverenine karşı işten çıkarma için bir neden sağlayıp sağlamadığını herhangi bir yasadan çıkarmak genellikle mümkün değildir. Bu arada, aşıyı işyerinde zorunlu kılmak pek akıllıca olmaz çünkü personel ve vasıflı işçi sıkıntısı çeken birçok şirket iş gücünün bir kısmından mahrum kalabilir. Burada esnek bir çözüm tercih edilmelidir.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren