Sayı | Ausgabe: 236 (15.06.2021)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.07.2021

25.04.2018

Geçen sayımızda İflas Yasasının özel iflas bölümündeki değişikliklerden bahsetemeye başlamıştık. Bu sayıda da okurlarımızı bu konuda bilgilendirmeye çalışacağız.Geçen sayımızda İflas Yasasının özel iflas bölümündeki değişikliklerden bahsetemeye başlamıştık. Bu sayıda da okurlarımızı bu konuda bilgilendirmeye çalışacağız.Özel iflas yapmak isteyen borçlu, özel iflas müracatını kendisi, borçluları temsil eden borçlular derneği (Schuldnerberatung) veya bir avukat üzerinden yapabilir veya yaptırabilir.Özel iflas, adının belirttiği gibi özel olup her şahsa göre farklı değerlendirilir. Özel iflasta önemli olan hususlar; borçulunun aylık geliri, mal varlığı var mı, tasarrufu var mı, bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocukları var mı, normalin dışında harcama gerektirecek giderleri var mı (çocukların özel okul masrafı, evdeki bakımla yükümklü olduğu bir şahıstan dolayı veya kendinden dolayı tedavi masralfarı var mı), ileride yani ifalsın devam edeceği süre içerisinde aynı işte mi çalışacak, iş değişikliği yapılacak mı, geliri daha az bir işe mi yoksa geliri daha yüksek bir işe mi geçilecek. Borçlunun eşi ev hanımı ise, çalışmaya başlıyacak mı, part time olark mı yoksa tam gün mü çalışacak, borçlunun bakmakla yükümlü olduğu çocukları iflas müracaatı yapıldığında kaç yaşındalar, iflas süresi içerisinde bakım yükümlülüğü azalacak mı, vb. Tüm bu sorular vekalet verdiğiniz kurum (Schuldnerberatung) veya avukat tarafından sizinle ayrıntılı bir şekilde değerlendirildikten sonra, iflas müracaatı size uygun bir şekilde hazırlanıp yetkili mahkemeye müracaat yapılır. Borçlunun yukarıda kısmen belirtilen, ancak önemli olan, hususlar göz önünde bulundurularak ödeme planına mı (Zahlungsplan) yoksa emme sistemine mi (Abschöpfungsverfahren) ağırlık veriliceği tespit edilir. Ödeme planının avantajları 5 yıl içinde anlaşmış oldugunuz yüzdeyi (mesela duruma göre 2-30 veya daha fazla yüzdelik teklif yapılabilinir). Borçlu mutlaka ödeme planı istiyorsa ödeme planını elde etmek için borçlulara taviz verilir, zira ödeme planının gerçeklesmesi için alacaklı sayısının yüzde ellisinden fazlası (51%) ve bu alacaklıların borç miktarının da yüzde 50’den fazlasına sahip olmaları ve onay vermesi gerekmekte.Ancak daha önce asgari sınır sayılan %10 kota düştüğü için borçlunun alacaklılarla pazarlık gücü arttı. Daha önceki yasal düzenlemeye göre ödeme planını alacaklılara kabul ettiremiyen borclu emme sistemine gidiyordu orada da en az yüze 10 ödemek zorunda kalıyordu ki borcu silinsin; yeni sistemde 5 yıl içerisinde yüzde 2’de ödese beş sene tamamlandığında kalan borcu siliniyor. Örnek verecek olursak: EUR 100.000,-- borcu olan bir borçlu. İki çocuğu var, aylığı 1.500,-- EURO, yani eşi çalışıyor ve iki çocuğa bakmakla yükümlü. Aylığına göre kendisinden takriben ayda EUR 110,-- kesebiliyorlar, bu da 5 senede EUR 6.600,-- yapar (60 ay X 110 EUR), bu da % 6,6 tekabül eder. Yani borçlu alacaklıların, borçlu aynı işte kalırsa, 5 yıl içerisinde kendisinden EUR 6.600,-- (% 6,6) alabilecekleri için, borçlunun alacaklılara ödeme planını kabul etmeleri için en azından % 6,6‘yı geçen bir teklif sunmaları gerekiyor. Bu durumlarda en az 7 ve üzeri uygun olabilir. Bazen alacaklılar 5 yıl içerisinde alabilecekleri miktarın 5-7 puan üstünü istiyor. Borçlu duruşmaya gitmeden avukatı ile görüşüp ödeme planını elde etmek için ne kadar taviz verebiliceklerini yani yüzdelik bir üst sınır belirleyip öyel duruşmaya hazırlanmaları gerekmekte. Alacaklılar bu belirlenen üst sınırdan çok fazla isterlerse bu talebin red edilip emme sistemine geçilmesi daha yararlı. Devam edecek...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren