14.01.2026
Geçen yıl Haziran ayında 2 hafta (15-30 Haziran 2025) konuk edildiğim Kırkağaç'ta benim ilgi alanıma giren tarihi yerleri görme olanağı elde ettim.Geçen yıl Haziran ayında 2 hafta (15-30 Haziran 2025) konuk edildiğim Kırkağaç'ta benim ilgi alanıma giren tarihi yerleri görme olanağı elde ettim.Tarihi Kırkağaç evlerini tek, tek inceledim ve resmini çektim. Gezdikçe, inceledikçe evlerin kimlere ait olduklarını öğrendim. Hepsi de birbirinden güzel mimariye sahipler. İçinde yaşayanlarla görüştüm, konuk oldum, sohbet ettim. Kullanılmayan evlere elverdiği ölçüde girdim, inceledim. İçleri çoğunlukla mavi çivit boyalı, ocakbaşları var, yüklükleri duruyor, eşyaları alınmış. Beton sıcaklığı ile birlikte 40 derece sıcaklığa karşın, çantamda suyumla eski yaşanmışlıkları duyumsamaya çalıştım. Bu iki haftalık zaman diliminde; Çağlak Galeri sahibi Abdil ÇAĞLAK'a, Şeref SAVCI'ya, Mustafa Çağlak'a, Mürsel Çağlak'a, Yakup Erol'a içten teşekkürler... İyi ki varsınız.LABİRENT ŞEHİR KIRKAĞAÇ"Kırkağaç'ın ismiyle ilgili en bilinen hikâye, Manisa Beyi'nin hanımının zor doğumunu Karakeçeli Yörük Obası'nın bilge kişisinin gerçekleştirmesiyle ilgilidir. Bey, bu hizmete karşılık olarak yöreyi ve yaylaları "Kırk çadırlı Kara Keçeli Yörüklerime bağışladığım bu yerlerin adı KIRKAĞAÇ olsun." diyerek onlara verir. İsminin burdan geldiğine inanılır.Manisa ilimize bağlı olan Kırkağaç, sırtını Yund Dağı'na yaslamış olup, bereketli topraklara sahiptir. Kırkağaç kavunuyla meşhur olup, Kurtuluş Mücadelesi'nde halka önderlik eden Sarı Hoca'sı ve değerli devlet adamı ve meşhur hiciv şairimiz Şair Eşref'le de ünlüdür.Kırkağaç ve yakın çevresinde 1922'ye kadar Musevi, Rum, Ermeni ve Türk halkları birlikte yaşamıştır. Şehirde mübadeleden sonra çoğu boş kalan, kullanılmayan, onarılmayı bekleyen yüzlerce ev bulunmaktadır. Bu evler aslına uygun bir şekilde onarılıp; butik otel, müzeler, kahveler, kültür ve sanat evleri olarak şehre kazandırılabilir. Yalnızca bir mahalle örnek olarak düzenlense, Kırkağaç turizm açısından önemli bir belde haline gelebilir. Kırkağaç bir labirenti andırıyor. Dar sokaklarında gezerken, geçmişin yaşanmışlıklarını duyumsamak gerçekten olağanüstü güzel bir duygu. Kırkağaç Musevi, Rum, Türk, Ermeni mimarisini içinde barındıran nadir kentlerimizden biridir. Kıymetini bilelim... Kaderiyle baş başa bırakmayalım bu tarihi güzel şehri. Büyük önderimiz Atatürk'ün 1934 yılında uğradığı ve bir süre konakladığı evin de restore edilmesi gerekiyor. Evi gördüm, bina sağlam. Aslına dokunmadan restore edilmeyi bekliyor. Atatürk'e olan vefa borcumuzu ödeyelim, bize bu yakışırTİBBE VE STRATONİKEİAAyrıca, Tibbe ve Stratonikeia Antik Kentlerini de unutmamamız gerekiyor. Lahitlerin,sütunların, antik yapıların bulunduğu yöre, restore edilmiş Kırkağaç evleri ile turizme kazandırılmalıdır. Bunlar hayata geçirılirse, Kırkağaç'ta bacasız turizm patlaması yaşanır. Sevgiyle kalın...
















Share this with your friends: