Sayı | Ausgabe: 240 (13.10.2021)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.11.2021

13.07.2021

Her tür iklimin ve kültürün var olduğu güzel bir ülke Afganistan. Böyle olunca, yüzyıllardır kem gözlerin ve kötü kalplerin ilgilendiği bir coğrafya olmuştur. Dış müdahalelerin ve iç kavgaların eksik olmadığı bu güzel ülke cehenneme döndürülmüştür. Kadının dışlandığı ve yalnızca çocuk doğurması için evde oturtulmağa çalışıldığı zalim bir coğrafya Afganistan. 24 saat Taliban'ın tehditi altında yaşıyor insanlar. Bu toprakları anlatmak için sözcükler yetersiz kalıyor. Mutsuz olmak için herşey var. Umutsuzluğun, acımasızlığın, yokluğun, çaresizliğin kol gezdiği bir ülke... 5 bin yıllık tarihi olan bir ülke, ne yazık ki işgallerden ve savaşlardan başka birşey göremedi.Her tür iklimin ve kültürün var olduğu güzel bir ülke Afganistan. Böyle olunca, yüzyıllardır kem gözlerin ve kötü kalplerin ilgilendiği bir coğrafya olmuştur. Dış müdahalelerin ve iç kavgaların eksik olmadığı bu güzel ülke cehenneme döndürülmüştür. Kadının dışlandığı ve yalnızca çocuk doğurması için evde oturtulmağa çalışıldığı zalim bir coğrafya Afganistan. 24 saat Taliban'ın tehditi altında yaşıyor insanlar. Bu toprakları anlatmak için sözcükler yetersiz kalıyor. Mutsuz olmak için herşey var. Umutsuzluğun, acımasızlığın, yokluğun, çaresizliğin kol gezdiği bir ülke... 5 bin yıllık tarihi olan bir ülke, ne yazık ki işgallerden ve savaşlardan başka birşey göremedi.
Farida Mahweş ve Seeta Qasemi'nin bülbül avazında çığlığı yankılanır Afganistan'ın. Amerika ve İngiltere, Taliban ve DAEŞ belasını bu ülke insanına tepelleş etmiştir. İnsanlar çaresiz, insanlar perişan ve aç... Olumsuzluklardan en çok nasibini alan kadınlar ve çocuklar. Ülke hızla karanlığa itilmektedir. Dini gericilik ve feodal baskılar da herkesi canından bezdirmiş durumda.
Amerika'nın Afganistan'daki varlığı sona eriyor. Taliban saldırıları çoğalmaktadır. Afgan halkının saldırılara karşı birlikte tek vücüt hareket etmesi gerekiyor. Barışcıl bir gelecek hayal etmek şimdilik uzak görünüyor. Halk bitkin. İç savaş olasılığı da var. Her olasılık dikkate alınmalı; hazırlıklı olmak, hayatta kalmak... Afgan halkı onurunu korumak zorundadır. Çünkü, başka vatan yok. Afgan halkının engin bir kültürü vardır. Bu kültürü gerici, baskıcı ve çağdışı bir oluşuma yem etmemelidir. Taliban'ın temel ideolojisi cihat olduğundan, katı bir İslami hükümet istemleri kaçınılmazdır. Onların yolu, çağdaş dünyaya meydan okumak, soyut inançlarını insanlığa dikte ettirmektir. Bu, birlikte yaşayan tüm Afgan halkları için tam bir felâkettir.
Afganistan ticaret ve enerji koridorlarının geçiş güzergâhı. Zengin madenleri var. Dünyanın en büyük projelerinden olan İpek Yolu için büyük bir öneme sahip. Emperyal devletlerin yüzyıllardır paylaşım savaşı vediği kilit ülke. Herkes bu kilidin peşinde. Kaybeden hep Afgan halkı oldu. Emperyal güçlerin savaş alanı, radikal dinci örgütlerin merkezi, silah ve uyuşturucu ticaretinin tam göbeği olan ülke, adeta bir cehennemi andırıyor. Bir yeryüzü cehennemi adeta. 2001'den sonra çöreklenen Amerikan ve ardılları güya Taliban'la mücadele etti. Ne yazık ki, 20 yılda Taliban gücüne güç kattı. Kuzey Afganistan Taliban işgali ve kuşatması altında. Taliban, Amerika ve ardılları tarafından dünyanın gözünün içine baka, baka ödüllendirildi. 20 yıl önce ülkeyi terörden temizlemek (!) için  gelen Amerika ve ardılları, bugün neredeyse ülkenin büyük bölümünü Taliban'a bırakıp çekiliyorlar. Taliban, masada elini güçlü tutmak için ülkenin kuzeyini elinden çıkarmak niyetinde değil. Çatışmalar kuzeyde alabildiğine yoğunluk kazanmış durumda. Herat, Cevizcan, Faryab, Badgis, Belh, Kunduz, Badahşan Özbekistan, Türkmenistan ve Tajikistan'a açılan kapılardır. Buraların büyük bölümü Taliban'ın kuşatması ya da işgali altındadır. Bu durum Orta Asya ülkeleri için tehlike arzetmektedir.
Afganistan yakın tarihinde 1919–1929 yılları önemlidir. Emanullah Han baştadır. Atatürk hayranı ve dostu olan Emanullah Han, çağdaş bir Afganistan kurdu. Binlerce Afgan genci Türk üniversitelerinde eğitim gördü. Ülkenin çehresi değişti, insanlar nefes aldı. 1979–1989 yıllarında da Afganistan halkı biraz nefes aldı. Ama dini gericilik ve feodal zorbalık atağa geçti, Amerika çağrıldı. Amerika bir oğul dünyaya getirdi ve adını Taliban koydu. Taliban, kaos yaratıp, 1996–2001 yıllarında Kabil'i ele geçirip iktidar oldu. Çok acılar yaşattı iktidar olduğu dönemde. Taliban, 2001'de başkentten atılır. Yolsuzluklarla anılan Hamid Karzai dönemi başlar. Halk bir kez daha hayal kırıklığına uğrar. Bugüne kadar istikrarlı bir yönetim gelemez. Bu da Taliban'ın taban bulmasına yaradı.
Ordu ve hükümet, halkı Taliban'a karşı silahlı direnişe çağırdı. Ülkenin her yanından halk ordunun yanında direnişe geçiyor. Tahar ilinde emir-komuta zinari oluşturuldu. Hazırlıklar tamam. Raşit Dostum'um kurmaylarından Babür Ferahment Kabil'deki temaslarına yoğunluk vermiş durumda. Onbinlerce Güney Türkistanlı Faryab ilinde bir araya geldi. Hazaralar başkentleri olan Bamyan'da direniş için toplandı. Güney Türkistan'ın başkenti Belh'de hazırlıklar tamam. Maraşel Raşit Dostum'un emri bekleniyor.
Rahila Dostum*, halk milislerinin orduya destek mitinginde “Vatanımızın asil evlatlarına destek olmak boynumuzun borcudur. İnsanımızın ülkemizin bu kritik durumunda eline silah alıp, seferber olması vicdanımızın göstergesidir. Bu terörist ve kalleş Taliban'a karşı bir halk ayaklanmasıdır. Ülkemizin kurtuluşu için kanımızın son damlasına kadar çarpışacağız.” açıklamasında bulundu. Umarım muzaffer olurlar.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren