11.09.2026

Bu kez sayfama "mavi yürekli şiirler" serpiştirdim. Umarım beğenirsiniz. 

 

SANA KENDİMİ GETİRECEĞİM

Sana bir ışık getireceğim, 

Gecelerin en derin karanlığından,

Yıldızların saklı sırrından...

Sana bir ses getireceğim, 

Sessizliğin en saf kalbinden,

Sözlerin dolmadığı yerden...

Sana bir düş getireceğim, 

Uyku ile uyanıklık arasından, 

Ruhun en ince perdesinden...

Sana bir yol getireceğim, 

Adımların hiç atılmadığı,

Gözlerin hiç bakmadığı yerden...

Ve belki, sana kendini getireceğim, 

Unutulmuş aynaların içinden,

Zamanın kıyısında saklı o derinden...

İçimde sessizce büyüyen bir sızı gibisin,

Adını koyamadığım ama hep bildiğim...

Gecenin en tenha yerinde 

Kalbime usulca dokunan o tanıdık ürperti. 

Sanki uzaklarda değilsin de

Omzumun kıyısına ilişmişsin gibi;

Bir nefes alsam sana değecekmişim,

Bir göz kırpsam 

kaybolacakmışsın gibi.

Ama gitme...

Gitmeyi bilme.

Zaman geçiyor, ben

geçemiyorum senden 

Düşlerimin en kuytu yerinde 

Adını fısıldıyor rüzgâr, 

Ve ben her seferinde

Aynı yerden sarılıyorum sana.

Ne tuhaf...

Yokluğun bile sen kokuyor, 

Ve ben en çok 

Olmadığın anlarda 

seninleyim sevgili.

Diyorum ki;

Şu takvimi bir yerde durdursak,

Zamanın bizi kovalamadığı 

bir saat dilimine sığınsak. 

Telefonların çekmediği, 

Sadece rüzgârın sesinin 

dinlendiği o tenha vadiye...

İçimizde birikmiş o gri 

tozları, 

Yol boyu camdan dışarı 

savursak. 

Tek kavgamız;

Toprağın inadıyla, 

Yağmurun gecikmesiyle, 

Ya da ekmeğin fırında biraz

fazla kalmasıyla olsa. 

Dünya yıkılsa umurumuzda 

olmasa o an,

Zira bizim dünyamız;

Eşiğe vuran güneş 

sızısından ibaret kalsa. 

Diyorum ki;

Bıraksak o "mühim"

koşuşturmaları,

Eksik kalsa o acil işler, 

Yarım bıraksak hırslarımızı...

Yorgunluğumuzu bir ağaç 

gölgesine emanet edip,

Sadece nefes aldığımızı 

hissetmek için 

Yola koyulsak.

Ne varsa bizi bizden çalan,

Hepsini bu kalabalık 

caddelerde unutsak...

Biz "hasretin" iki dilsiz 

tanığıyız bu dünyanın ortasında;

O hiç çalınmamış bir beste,

Ben ise teli kopmuş bir sazım. 

Ve aramızda, notaları

dökülmüş yarım bir

senfoni!

Ve yolunu gözleyen "pöv kebini"n...

Şiir tadında kalın...

Ausgabe: 299 / 11.09.2026
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren