Sayı | Ausgabe: 240 (13.10.2021)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 10.11.2021

14.08.2020

Biz Türkler belki çok sıcak kanlı olduğumuz için planlamaya zaman ayırmıyoruz. Hiçbir ön hazırlık yapmadan hemen bir işe dalıyoruz. Başladığımız işin biran önce bitmesini istiyoruz. Planlama uygulamadan önce olduğu için, planlama için harcanan zamanı israf olarak görüyoruz.Biz Türkler belki çok sıcak kanlı olduğumuz için planlamaya zaman ayırmıyoruz. Hiçbir ön hazırlık yapmadan hemen bir işe dalıyoruz. Başladığımız işin biran önce bitmesini istiyoruz. Planlama uygulamadan önce olduğu için, planlama için harcanan zamanı israf olarak görüyoruz.
Dr. Edward Deming tarafından üne kavuşturulan PUKÖ yani;  Planla!Uygula!Kontrol et!Önlem al!Döngüsü bir çok insan  ve kuruluş tarafından bilinse de uygulamada pek yer verilmiyor. Esasında bu dört esas aspirin gibi hem kişisel gelişimde, hem şirket işlerinde kullanılabilir. Bir Japon atasözü “ Planlamaya ayrılan on dakika uygulamada bir saat  kazandırır” der.
IKEA nın kurucusu İsveçli girişimci Ingvar Kamprad (2018 yılı ocak ayında 91 yaşında vefat etti) mobilyaların yassı paketlerde demonte olarak yani parçalanarak satımına öncülük eden bir isimdi. Bugün dünya çapında IKEA bünyesinde 200.000 e yakın insan çalışıyor. Kim bilir bay Kamprad üretim aşamasından önce planlamak için ne kadar zaman harcamıştır? Her paketin içine kurulma aşamalarını gösteren plan konulmuş, bunun için parçaların tek tek teknik resimleri çizilmiş, işlem basamakları gösterilmiş. Ürünün üreticiden tüketiciye gelinceye kadar her aşaması için uzun planlar yapılmış, seri üretimi, depolanması, ambalajlanması ve daha bir çok aşaması için   sistem geliştirilmiş. Kurulan sistem çok sağlam olduğundan kurucusu hayatta olmamasına rağmen şirket büyüyerek bugün de varlığını devam ettiriyor.
Genelde uzun vadede  büyük ve geleceğe yönelik hedefi olan kişiler, toplumlar veya şirketler sistem, metod ve plan üzerine kafa yoruyorlar. Ve zamanı gelince de düzenli ve planlı çalıştıkları için hedeflerine de ulaşıyorlar. Günü kurtarmak isteyen kişiler de rotasız gemi gibi kendilerini  rüzgarın kucağına bırakıyorlar, artık o onları nereye sürüklerse oraya gidiyorlar.
Almanya da geçen yıl 4,7 milyon binek arabası üretilmiş. Otomobil fabrikalarında mükemmel bir sistem işliyor. Bir otomobilin motor kapağını açtığımızda parçaların çok karışık ve komplike olduğunu görürüz. Oysa sistemi kuranlar bu karışık ve zor işi basitleştirmişler. Yürüyen bir bant sistemi var, bantın etrafında çalışan işçiler arasında  iş bölümü yapılmış, herkes kendine ait olan basit işi yapıyor, birisi  bir parçayı monte ediyor, bir adım ötedeki ikinci bir parça takıyor ve  bantın sonunda bitmiş bir otomobil görünüyor. Sistem işi basitleştirerek, kolaylaştırarak işten anlamayan veya teknik donanımı olmayan insanların da yapabileceği şekle getiriyor. Sonuçta otomobil  üzerine hiç eğitim almamış bir insan sistem sayesinde otomobil üretebiliyor, işe yarıyor ve topluma bir katkı değer sunuyor. Yine kurulan sistem aşçı olmayan birine yemek yaptırabiliyor.
Benim çocukluğumda Kayseride hemen her evde halı dokunurdu. Her mahallede bir tane halıcı bulunurdu, halıcı halı dokutmak için tezgah yaptırır sonra onu hazırlar ve evlere dağıtırdı. İpini  modelini, makasını, tarağını verir , ev  hanımları da ev işlerinden vakit buldukça tezgahın başına geçer halı dokur, küçük de olsa evine maddi destek sağlardı. Halıcı dokuma işi bittiğinde halıyı alıp tüccara satar ve bu çevrim devam ederdi. Bu sistem kendi zamanı içerisinde ev hanımlarının  zamanlarını değerlendirilmek adına kurulmuş başarılı bir sistemdi. 
Demirciler de basit düzenekler kurarak demire şekil verirler. Eğer demir bir profilden bir lale yapacaksanız bunu çekiçle döverek yapmak çok zaman alır. Ama önce bir şablon çıkarıp profillerin içine girip kıvrılabileceği bir düzenek kurarsanız o motifi çıraklar bile yapabilir.
Francais Bacon “ Metodu olan topal, metodsuz koşandan daha çabuk ilerler” der. Bu sözün  doğruluğunu ben de  maalesef hayatımda çok geç öğrendim.
Avusturyada ilk okul ikinci sınıfa giden bir öğrenciye takvim kullanması öğretiliyor. Öğrenci daha yedi yaşında okumayı, yazmayı yeni öğrenmiş iken hemen ilk iş olarak eğitim sistemi ona günleri, haftaları, ayları, mevsimleri öğretiyor. Öğretmen öğrencisine  bir takvim edinmesini ve ne zamam ne işi yapacağını takvime yazmasını, zamanını planlamasını tavsiye ediyor. Küçük yaşta planlamayı öğrenen çocuk bunu içselleştiriyor ilerki yaşlarında da hayatında kaos olmuyor.
Suudi Arabistan da dolmuşların durduğu belli bir durak yoktu. Gelen araçlar her gün farklı yerlerde duruyorlardı. Belki şimdi bir sistem konulmuştur ben 15 sene öncesinden bahsediyorum.
Sonuç olarak bugün sistem kuran ülkelerin kalkındıklarını, işsizlik problemlerini çözdüklerini hatta kendi ülkelerinde istihdam etmek üzere dışardan işçi getirdiklerine şahit olduk. Sistem kurmanın önemini ferd, toplum ve devlet olarak anladığımızda eğitim, trafik, işsizlik gibi kronik problemlerimize kalıcı çözümler getirebiliriz.

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren