Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020


Mevsim yaza dönüyor. Artık günler çok daha uzun ve sıcak. Yağmurlu soğuk günleri arkamızda bırakırken vücudumuzda da bir takım değişiklikler başlar. Hormon düzensizlikleri ve kan dolaşımı değişimleri tüm vücudu etkiler. Mevsim geçişlerinde normal hayatı en çok zorlayan durum ise mide problemleridir.
Midemiz beyinden gelen uzun bir sinirle direkt bağlantılı olduğu için organlarımız arasında en duygusal ve hassas olanıdır. Hepimiz stres altında olunca karın ağrısı/ishal ya da yolculuk sırasında mide bulantısı yaşamışızdır. Bunun nedeni, beynimizin güç durumda tepki vermeye çalışırken, sinir sistemimiz yoluyla midemizi doğrudan etkilemesidir.
Özellikle bahar ayları sonu, yaz başı hassas yapıya sahip kişiler için en sancılı dönemdir. Havadaki nem oranı değişiklikleri, güneş ışınlarının geliş açısı, yemek düzeni ve besin çeşitlerinin değişmesi nedeniyle mide şikayetleri bu dönemde 3-4 kat artar.
Asıl neden; doğada ki bu değişimler nedeniyle vücutta salgılanan hormon değişimleridir. Hormonların salımına bağlı olarak vücut yeni bir durum olduğunu fark eder ve bu yüzden strese girer. Strese giren mide de daha fazla asit salgılar. Bu da mevsimsel mide ağrılarının başlıca nedenini oluşturur. Ayrıca yaz mevsiminde daha çok meyve ve çiğ sebze tüketmeye başlarız. Yaz aylarının vazgeçilmezi kızartmalar ve tabiki soğuk gazlı içecekler de midenin yorulmasına neden olur. Mide çok fazla asit salgıladıkça, midenin koruyucu duvarı ve kapakları zarar görür ve iltihaplı durumlar ortaya çıkar.
Mide hastalıklarında midede yanma, kronik bulantı hali, kazınma hissi, geğirme ihtiyacı, ekşime, karnın üst bölgesinde ağrı, besinleri sindirmede zorluk, ağza acı su/yemek gelmesi gibi rahatsızlıklar görülür.
Peki mide hastalıkları nelerdir?
Gastrit: Midenin iltihaplanmasıdır.
Reflü : Mide asidinin, midenin üst kapağından yukarı doğru, yemek borusuna kaçması ve burda iltihap oluşturmasıdır.
Gastritin uzun sürmesi durumunda, daha da ileri durum olan ülser tablosu ortaya çıkar. Önceleri akşam yemeğinden sonra, gece yatarken ağza acı suyun gelmesi, gündüz ise şişkinlik hissiyle kendini gösterir. İleri durumlarda ise yutma güçlüğü, kanlı kusma, bunlara bağlı kilo kaybı ve dışkıda siyahlaşma gibi hayati tehlike olabilecek durumlar ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.
Biz neler yapabiliriz?
Yazın gelmesiyle gelişen mide şikayetlerinden ziyade, mide sağlığımız için şunları yapmalıyız;
• Kahve ve çaydan uzak durun. Kültürümüz ve alışkanlıklarımız gereği sabah kahvaltısından itibaren çay içmeye başlarız. Sonra çalışırken 1-2 fincan kahve, ama mutlaka akşam yemeğinden sonra çay içeriz ve mutlaka çok sıcak olmalıdır! Halbuki çok sıcak çay ya da kahve mideye 2 kat zararlıdır. Hem mideyi yorar, hem de mide kapakçığını gevşettiği için reflüye zemin hazırlar. Ayrıca kafein mideyi çok yorduğu için tercih edilmemelidir.
• Asitli içecekler bir yandan doğal mide asit salgısının bozulmasına neden olurken, bir yandan da gaz nedeniyle mideyi şişirip kapakçıklara zarar verdiği için tüketilmemelidir.
• Çiğ yeşillikler, kızartma, acı, baharat, turşu, soğan, yoğurt gibi güçlü gıdalar mideyi çok yorar. Mide sorunu yaşayan kişilerin, en azından akşamları bu besinleri tüketmemeleri gerekir. Ancak bazı kişilerde tam tersi etki ederek iyileşme sağladığı da görülmüştür. Bunun nedeninin bu yiyeceklerin mide duvarındaki kan akışını artırarak iyileşmeyi hızlandırması olduğu sanılmaktadır.
• Gece yatmadan en az 3 saat önce meyve/ yoğurt dahil yemek yemeyi bırakmış olmak gerekli.
• Yatarken biraz yüksek yastık kullanmak, ağza acı su gelmasini önleyerek, gece şikayetlerini azaltır.
• Bu dönemde spor yapmak da pek önerilmez. Çünkü spor yaparken karın kaslarını sıkmak gerekir. Ama mide probemi olan kişilerde tabloyu daha da kötüleştirme ihtimali nedeniyle önerilmez. Ancak tempolu yürüyüş, vücudu hem çalıştırdığı ve kan akışını artırdığı, hem de yormadığı için tercih edilebilir.
• Bilinçsizce alınan tüm ilaçlar (en basit ağrı kesiciler, özellikle Aspirin) mideyi en çok zorlayan kimyasallardır. Lütfen doktorunuz ya da eczacınızın bilgisi ve tavsiyesi olmadan hiçbir ilacı kullanmayın.
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren