Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


Baş ağrısı, boğazda yanma, burun akıntısı... Soğuk Algınlığı! Her yetişkin birey yılda ortalama en az 3 kez soğuk algınlığına yakalanırken, çocuklarda bu durumla daha sık karşılaşılmaktadır. Bağışıklık sistemimizin çeşitli nedenlerle zayflaması, havaların soğuması, yetersiz ve düzensiz uyku soğuk algınlığına davetiye çıkarır. Bu ayki yazımda soğuk algınlığından nasıl uzak durulur ve soğuk algınlığına yakalandığımızda neler yapmamız gerektiğini ele alacağım.
Tüm hastalıklarda olduğu gibi; en iyi tedavi, hasta olmamaktır. Bu yüzden, bu basit hastalıkta bile önemli olan öncelikle sağlığımızı koruyucu önlemler almaktır. Mevsim meyveleri ( portakal, mandalina, elma... ) ve mevsim sebzeleri (pırasa, turp, havuç, ıspanak... ) tüketerek öncelikle vücudumuza gerekli vitaminleri dengeli olarak sağlamış oluruz. Bunun dışında;
• Günde 3-4 fincan bitki çayı içilebilir. Hem sıcak olduğundan, hem de kafein içermediğinden kahveye göre daha çok faydalıdır. Papatya, zencefil ya da adaçayı tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz.
• Hava ne kadar soğuk olursa olsun, günde en az 20 dakika açık havada yürüyerek taze hava alın ve evinizi havalandırın. Taze hava vücudumuzu temizlerken, bir yandan da soğuğa karşı direnç kazanırız.
• Hepimiz toplu taşıma kullanıyoruz. Kalabalık yerlerde çalışıyoruz. Bu durumdan kaçınmamız mümkün değil. Ancak ellerimizi düzenli yıkayarak kalabalık ortamlardan yayılan hastalıkların önüne geçebiliriz. Özellikle metro, otobüs veya tramvaylardan indikten sonra, eve gelince eller ılık su ve sabunla mutlaka yıkanmalıdır. Çok basit gibi görünebilir ancak hastalıkların büyük kısmı ellerle bulaştığı için bu çok önemli bir kuraldır.
• Yeterli ve düzenli uyumaya çalışın. Araştırmalar gösteriyor ki, hastalıklara yakalanma oranı düzenli uyuyan kişilerde düzensiz uyuyanlara göre çok daha düşük. Kış mevsiminde hava daha erken karardığı için, vücudumuz da ona tepki vererek, uykuya daha çok ihtiyacı oluşur. Ancak biz bu duruma karşı direnirsek, gece yarısından önce uyumazsak; vücut mekanizması bozulur, vücudumuz sağlıklı hormonları üretemez ve bağışıklık sistemimiz zayıflar. Bu da hastalıkları beraberinde getirir.
• Kalorifer evdeki havayı kurutur. Özellikle sabah uyandığınızda boğazınızda bir kuruluk, acıma hissi hissediyorsanız, bunun nedeni kaloriferlerdir. Evi günlük havalandırmanın dışında, kaloriferlerin üstüne su koyarak, evdeki havanın gece boyunca nemlenmesini sağlayabilirsiniz. Küçük çocuklarınız varsa oda nemlendiricisi almanızı tavsiye ederim.
Tüm çabanıza rağmen soğuk algınlığına yakalandıysanız, size ilk tavsiyem : Kesinlikle
Antibiyotik Kullanmayın! Antibiyotikler soğuk algınlığında etkisizdirler. Ayrıca vücudunuzu daha da yorgun düşürerek iyileşmenizi geciktirirler.
• Bol sıvı tüketin. Su ve adaçayı gibi bitki çayları hem boğazınızı yumuşatır hem de iyileşmenize yardımcı olur. Zencefil çayı da immün sisteminizi güçlendirir.
• Burnunuzu tuzlu suyla yıkamak, dolu olan sinüs kanallarını açarak rahatlamınızı sağlar. Ayrıca tuzlu suyla gargara da boğazı temizlemede oldukça etkilidir. 1 litre kaynatılmış soğutulmuş suyun içine 1 tatlı kaşığı tuz koyarak tuzlu suyunuzu hazırlayabilirsiniz.
• Bal hem besleyici hem de iyileştirici özelliğe sahiptir. Ballı zencefil ya da karabiber karşımı yaparak tüketirseniz hem bağışıklık sistemini uyarmış, hem de boğazınızın yumuşamasını sağlamış olursunuz. Ancak bal çok kuvvetli bir besin olduğu için 2 yaş altı çocuklarda kullanılmamalıdır. Alerjik astıma neden olabileceği için dikkatli kullanılmalıdır.
Sizlere sağlıklı, huzurlu bir kış diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için e-mail yollayabilirsiniz.
Sağlıkla kalın...
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren