Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020

 

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) temel olarak yüksek kan basıncı demektir. Normal bir insanda, dinlenme halindeyken ölçülen kan basıncı değeri 140/90 mmHg üzerindeyse Hipertansiyondan bahsedilir. Ancak kişi en az 5 dakika süreyle oturmuş ve dinlenmiş olduktan sonra bu ölçüm yapılır ve farklı zamanlarda yapılan 3 veya daha fazla ölçümde de değerler yüksek çıkıyorsa Hipertansiyon hastalığı kabul edilebilir.

 

Sanılanın aksine hipertansiyon genç yaşlarda da ortaya çıkabilen, yaşam kalitesini ve ortalama yaşam süresini ciddi bir şekilde düşüren bir hastalıktır. Yapılan son araştırmalara göre Türkiye’de 18-75 yaş arasındaki yetişkinlerden her 3 kişiden biri bu hastalıkla mücadele ediyor. Dengesiz beslenme, spor yapmama, aşırı stresli yaşam, düzensiz uyku ve çalışma koşulları da bu hastalığı tetikleyen faktörlerden. Ayrıca ölüm nedenlerinin başında gelen kalp-damar hastalıklarında en önemli risk faktörü de hipertansiyondur.

 

En sık karşılaşılan hipertansiyon yanlışlarını şöyle sıralayabiliriz;

  1.       Hipertansiyon yaşlılık hastalığı. Ben gencim ve bende hipertansiyon olmaz.

Yanlış! Çünkü bu hastalık genç yaşlı herkeste ortaya çıkabilir. Hatta özellikle gençlerde daha tehlikelidir. Çünkü belirtilerin görülmemesi ve damar sertliğininde beraberinde gelişmesiyle, kalp krizi ve inme/felç görülme oranı ve bu nedenle ölüm riski gençlerde daha yüksektir.

  2.       İlaçları kullandım, artık tansiyonum yüksek değil. İlacı hemen bırakabilirim.

Yanlış! Çünkü tansiyonunuz ilaçlar sayesinde düzene giriyor. Doktor kontrolünde olmadan ilaç almak kadar ilaç bırakmak da tehlikeli. Çünkü ilacın etkisi geçince tansiyonunuz yeniden yükselecektir.

  3.       Yüksek tansiyon sadece erkeklerde görülür. Kadınlar için sorun değildir.

Yanlış! Menapoza kadar kadınlık hormonu olan Östrojen kadınlar için kalp-damar hastalıkları için koruyuculuğu vardır. Ancak tamamen engelleyemez. Menapoz sonrası ise bu hormonun eksikliğine bağlı olarak erkeklerden daha yüksek risk taşırlar.

  4.       Tansiyonum yüksek. Doktorum ilaç yazdı ama ben kullanmak istemiyorum. Her gün bir diş sarımsak yiyerek tansiyonumu düşürebilirim.

Yanlış! Eğer doktor tarafından teşhisiniz konuldu ve ilaç almanız gerekiyorsa mutlaka alın. Alternatif tedavileri destekleyici olarak kullanabilirsiniz ama bunlar sizi asla tedavi edemez! Aksine başka hastalıklara neden olabilir.

  Tedavide ilaç dışı yöntemler de çok önemlidir. Tuzu azaltmak kan basıncının yükselmesini engeller. Kilo vermek ve spor yapmak ise kasları ve damarları güçlendireceği için yararlıdır. Sigarayı bırakmak da çok önemlidir. Ancak hastalığın tedavisi için bunların hepsinin ilaçla birlikte uygulanması gereklidir.

  5.       Sofra tuzu dışındaki tuzlardan kaçmaya gerek yok.

Yanlış! Himalaya tuzu, deniz tuzu, kaya tuzu diye daha sağlıklı olduğu iddia edilen çeşitli tuzlar çıktı piyasaya. Ancak bunlarda da ‘Sodyum’ adı verilen, normal tuzda da bulunan ve tansiyonu yükselten madde bulunmaktadır. Ayrıca bu madde paketli gıdaların hemen hemen hepsine koruyucu olarak konulmaktadır. Tadınu hissetmesek de tatlı olanlarda da. O yüzden tansiyon hastalarının paketli gıdalardan da uzak durması gereklidir.

  6.       Tansiyonum yükseldiğinde hep hissederim.

Yanlış! Çoğu zaman, özellikle gençlerde yüksek tansiyon belirti vermeden seyreder ve en sonunda büyük bir hastalığa (Kalp krizi, görme kaybı, felç, inme gibi) neden olduktan sonra fark edilebilir. Bu yüzden, hiç belirtiniz olmamasına rağmen yıllık kontrollerinizde mutlaka tansiyon kontrolü de yaptırmalısınız.

 

  Eğer siz de yüksek tansiyon hastası olduğunuzdan şüpheleniyorsanız geç kalmadan doktorunuza gidip muayenizi yaptırınız.

 

  Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.

Sağlıkla kalın...

 

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren