Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020


Kış mevsiminin yaygın hastalığı grip yine ses getirmeye başladı. Avrupa ve Asya’da toplam 4 milyondan fazla kişi yeni grip virüsü dalgasından etkilendi ve etkilenmeye devam ediyor. Avrupa’da Fransa ve Almanya başta olmak üzere, Avusturya’da da bu viral hastalık etkisini gösteriyor. Tüm ülkede grip vakalarının yarısı H3N2 virüsü adı verilen yeni bir grip virüsünden kaynaklanıyor. Hastalık yoğunluğu sıralamasında ise Viyana başı çekiyor. Graz ve Tirol’de de grip ve gribal enfeksiyonlarda belirgin bir artış var.
Virüsün bu kadar hızlı yayılması sizleri korkutmasın. Bazı temel ve önemli önlemlerle bu hastalıktan korunmak ya da hastalığı hafif atlatmak mümkün. Toplu taşıma araçlarından mikrop kapma riskine karşı, dışarıdan eve girilir girilmez, ya da iş yerlerine varılınca mutlaka ellerin sabun ve suyla yıkanması en basit ve en etkili önlem. Bununla beraber gripten korunmanın anahtar yolu vücut direncini artırmaktır.
Vücut direncini güçlendiren en önemli maddelerin başında ise D vitamini geliyor. Son yıllarda yapılan araştırmalarda görüldü ki; D vitamini sağlıklı kalmamız için çok önemli. Önceleri sadece kemikler üzerinde etkili sanıldığı için değeri pek bilinmeyen, aslında vücudumuzda hormon olan bir vitamindir. Artık pek çok ülkede grip aşısı yapılmıyor, bunun yerine D vitamini takviyesi yapılıyor.
Yapılan çalışmalar normal şartlar altında hastalıklardan korunmak ve sağlıklı kalmak için D vitamini kandaki düzeyinin 80 ng/ml’nin üzerinde olması gerektiğini söylüyor. Malum, Avusturya’da yaşıyoruz ve burada çok az güneş görüyoruz. Bu yüzden bizim dışarıdan takviyeye daha çok ihtiyacımız var. Size en kısa zamanda ev doktorunuza gidip D vitamini düzeylerinize baktırmanızı tavsiye ederim.
Vücut direncini artırmanın diğer yolları da düzenli beslenme ve kaliteli uykudur. Çeşitli meyveler (portakal, nar, muz vb.) ve sebzelerin yanında et ve süt ürünleri de tüketilmelidir.
Bir sağlıkçı olarak ağır vakalar dışında, böyle soğuk algınlığı ya da gribal vakalarda ilaç kullanılması taraftarı değilim. Özellikle önceki hastalıklardan yarım kalmış antibiyotiklerle hiçbir hastalık tedavi edilemez. Aksine kişiye daha çok zarar verir. Antibiyotikler bünyeyi yorup, bağışıklık sistemini zayıflatacağı için, vücut daha geç iyileşecektir. O yüzden lütfen muayene olup doktorunuzdan reçete almadan ilaç kullanmayınız.
Son olarak gribe karşı akşamları içebileceğiniz bir çay tarifi veriyorum. 4 kişilik bir demleme için;
*1 kase dolusu ıhlamur
*1 portakal
*1 limon
*1 litre su

Öncelikle suyu 5 dakika kaynatın ve kaynamış suyu ocaktan alın. İçine ıhlamuru, 4’e bölünmüş portakal ve limonu kabuklarıyla beraber koyup, 10 dakika demlenmeye bırakın. Mümkün oldukça şekersiz, ya da sadece balla tüketebilirsiniz. Kesinlikle ocakta kaynatmayın. Çünkü kaynayınca faydalı maddeleri yok olur ve içinde zararlı maddelerden dolayı kırmızı renk alır. Kırmızı renkli ıhlamur çayı ise kesinlikle tüketilmemelidir. Ayrıca bu içeriklerden herhangi birine karşı allerjiniz varsa tüketmeden önce lütfen doktorunuza danışınız.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.
Sağlıkla kalın...
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren