Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

12.11.2019

Varis denilince, sadece yaşla beraber ortaya çıkan, genellikle orta yaş üstü kadınlarda görülen bir rahatsızlık olduğu akla gelir. Halbuki, varislerin ortaya çıkışı sadece yaşa değil, çok daha fazla faktöre bağlıdır.Varis denilince, sadece yaşla beraber ortaya çıkan, genellikle orta yaş üstü kadınlarda görülen bir rahatsızlık olduğu akla gelir. Halbuki, varislerin ortaya çıkışı sadece yaşa değil, çok daha fazla faktöre bağlıdır.
Varis; kanı kalbe geri taşıyan toplar damarların genişlemesiyle, kanın olduğu yerde birikmesi olarak tanımlanabilir. Kan damarlarımızın içinde kalbimizdeki gibi kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar, kan yukarıya, kalbe doğru pompalanırken açılır ve kanın geçişine izin verir. Kan geçtikten sonra, bu kapakçıklar kapanarak kanın geri kaçışını önler. Bu mekanizma bozulursa, kan yukarı pompalandığı halde geri dönmeye ve göllenmeye başlar. İşte bu durum varis oluşumunun başlangıcıdır.
Varisler özellikle baldırlarda, gözle görülebilen büyümüş, mavi-mor renkli damarlarla kendini gösterir. Bunların yanında küçük küçük yeni olaşan kılcal damarlar olarak da görülebilir. Kan kalpten ayaklara doğru pompalanır, ancak geri dönüşte, genişlemiş damarlar nedeniyle birikmeye başlar. Bu birikimin en basit yan etkisi kozmetik olmakla beraber, ağrılara ve daha ileri boyutlarda kanda pıhtılaşmalara neden olabilir. Asıl tehlikeli olan durum da, bu pıhtının damarları tıkama riskidir.
Varisler kadınlarda erkeklere oranla daha sık ortaya çıkar. Bunun nedeni kadınların erkeklere nazaran bacaklarında daha az kas dokusunun bulunması, gebelik, hormon ilaçları kullanımı ve hormonların çok daha farklı işlemesidir. Ancak cinsiyete bağlı olmasının dışında, sürekli oturarak ya da sürekli ayakta yapılan işlerde çalışmak, şişmanlık, sigara, dar giyisiler, yaşlılık ve ailesel yatkınlık da önemli faktörlerdir.
Bir varis hastası olduğunuzu fark etmeden çok önce pek çok belirti görülür. Örneğin akşamları ortaya çıkan ve ayakları yüksek pozisyonda tutarak geçen ağrılar, nedensiz kaşıntılar, bacaklarda sabah geçen akşam ortaya çıkan şişlikler, damarlarda hafif renk değişiklikleri, varisin başlangıcında görülür ancak çoğu zaman görmezden gelinir. Ta ki, bacaklardaki ağrılar nedeniyle uyku problemleri yaşanana kadar.
Varislerin oluşumunu engellemek için;
• Öncelikle kandinizi düzenli olarak kontrol edin. Derinizde gözünüze çarpan renk değişimleri, ödemler gibi sorunları ciddiye alın.• Uzun süreler ayakta kalmamaya ya da oturmamaya çalışın. Örneğin; bilgisayar başında çalıştığınız bir işiniz varsa, en az saat başı 5 dakika olmak üzere kısa molalar vererek, ayağa kalkıp yürüyün.• Fazla kilo ve sigara; diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi en başta damarların bozulmasına neden olduğundan, en kısa sürede sigarayı bırakmalı ve fazla kilolarınızı vermelisiniz.• Çok sıkı ve dar giyisiler, sanılanın aksine damarları desteklemez, onların çalışmasını ve dolayısıyla kanın dolaşımını engelleyerek varislere neden olur.• Kaplıcalar aslında şifa deposu olmalarıyla ünlüdür ancak varisler için düşmandır. Çünkü, zayıflamış damarların iyice genişlemesine neden olarak varislerin ilerlemesine neden olur.• Uzun süren seyehatlerde (deniz aşırı uçak yolculuğu ya da otobüs yolculukları) sık sık ayağa kalkıp bacakların kan dolaşımı sağlanmalıdır.• Düzenli yürüyüş ve esneme hareketleri, kasları içeriden harekete geçirerek varis oluşumunu engeller, var olan varislerin ilerlemesini durdurur.
Varislerin ortaya çıkması ya da çıkma ihtimali olan durumlarda (örneğin hamilelik ya da uzun süreli ayakta çalışan kişilerde) korunma ve tedavi yöntemi olarak ilk başvurulan yöntem varis çoraplarıdır. Eskiden görünüş, renk ve doku itibariyle çok da tercih edilmeyen bu çorapların şimdilerde hem yapısal olarak hem de görünüş olarak çok daha iyileri üretilmeye başlandı. Ancak bu çorapların kendi bacağınıza uygun ölçülerde olduğundan emin olmalısınız. 
Bazı varislerde, varisli damarların yakılmasıyla, o bölgenin bloke edilmesi tedavisinin yanı sıra, bu damarların içine köpük sıkılarak da damarların işlevleri azaltılabilir. Ayrıca lazer tedavisi ile de dışarıdan damar yakma tedavisi de uygulanabilir.
Eğer varisler dışarıdan elle tutulabilir büyüklükte damarlara neden olacak kadar ilerlemişse, bu hastalıklı damarların yakılması ya da köpükle tedavisi mümkün değilse, ameliyatla bu damarların alınması da söz konusudur. Ancak ameliyat doktorlar tarafından en son çare olarak önerilir.
Varis tedavisinde ‘en iyi yöntem’ diye bir durum yoktur. Hastalığın oluşum nedenine, kişinin yaşam tarzına, hastalığın ilerleme düzeyine göre bir yol haritası çizilmelidir. Örneğin; sadece hamilelikte ortaya çıkan varisler için varis çorabı giymek yeterli olurken, iş gereği yıllarca ayakta çalışmış ve sonra emekli olunca sürekli evde oturan bir hastanın oluşan büyük damarlı varislerini tedavi etmek için lazer tedavisi gerekli olabilir. Bu nedenle, uzman doktor muayenesi sonrası verilecek karar çok önemlidir.
Varisler hafife alınmaması gereken çok önemli bir hastalıktır. Sadece ağrılara neden olması değil, akciğerlere ya da kalbe pıhtı atma riski taşımasından dolayı çok ciddiye alınması gereken bir rahatsızlıktır. Bu nedenle öncelikle kendi kendinizi takip etmeli, herhangibir damar genişlemesi ya da yeni görülen damar oluşması durumunda zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerekmektedir.
Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir sonbahar diliyorum.Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren