Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

21.05.2019

 

Zorlu çalışma koşulları, düzensiz ve yetersiz uyku, stres gibi nedenlerle vücudumuz bize çeşitli yollarla, kendimize dikkat etmemiz için uyarılar gönderir. Bunlardan biri ağrı mekanizmasıdır. Ağrı, olduğu bölgede bir sorun olduğunu gösterir ve her türlü ağrı önemsenmelidir.Zorlu çalışma koşulları, düzensiz ve yetersiz uyku, stres gibi nedenlerle vücudumuz bize çeşitli yollarla, kendimize dikkat etmemiz için uyarılar gönderir. Bunlardan biri ağrı mekanizmasıdır. Ağrı, olduğu bölgede bir sorun olduğunu gösterir ve her türlü ağrı önemsenmelidir.
Günlük hayatta, çok yorulmaktan ya da diğer bütün koşullardan kaynaklı bel ve sırt ağrıları, dinlenmekle azalarak geçen türde ağrılardır. Ancak fıtık ya da ankilozan spondilit gibi hastalıklar, çok daha farklı temellerden kaynaklandığı için, tedavi yöntemleri de, iyileşme süreçleri de farklıdır. İşte bu nedenle, her ne olursa olsun, doğru ve erken teşhis, hızlı tedavi için mutlaka öncelikle doktorunuza başvurunuz ve detaylı bir muayene talep ediniz.
Ankilozan spondilit, hastanın hareket kabiliyetini ve yaşam koşullarını oldukça engelleyen bir hastalıktır. Temel olarak omurga, kuyruk sokumu kemiği ve leğen kemiğini birleştiren eklemleri etkileyen iltihaplı romatizmal bir hastalıktır. Çoğunlukla 20 ila 40 yaş arası genç grubunda görülmektedir.
Genetik yatkınlık bu hastalık için çok önemli bir faktördür. Eğer birinci derece akrabalarda ankilozan spodilit görülmüşse, diğer bireylerde ortaya çıkma riski, normal topluma göre 10 kat daha fazladır. Erkeklerde görülme sıklığı da, kadınlara göre 4 kat daha fazladır.
Çok ağrılı, hareket kabiliyetini kısıtlayan, işe gitmeye bile engel olabilen çok zor süreçleri beraberinde getiren bir hastalıktır. Hatta ileri dönemlerde, sürekli ağrı çekilmesine bağlı olarak psikolojik rahatsızlıklara bile sebep olabilir. 
Belirtilerinden dolayı bel fıtığı ile karıştırılabilen bu hastalığın teşhisi de maalesef çok uzun sürmekte. Çoğu hasta, yıllarca başka hastalıklarla karıştırıldığı için tedavi olamamakta ve çok acı çekmektedir. Bu nedenle ayırt edici noktalara dikkat etmek gerekir.
Eğer hasta 20 ila 40 yaş aralığındaysa, ani ve bir nedene bağlı olarak değil de, yavaş yavaş başlayan ve gittikçe şiddetlenen bir ağrısı varsa, dinlenmeyle geçmeyen, hatta özellikle sabahları yataktan kalkamayacak kadar çok ağrıyla uyanıyorsa ve hareket ettikçe ağrı azalıyorsa, muhtemelen iltihabi bir bel ağrısı vardır ve hasta radyolog doktor tarafından mutlaka incelenmelidir.
Ankilozan spondilit kişinin normal hayatını o kadar çok etkiler ki; normal aktiviteleri bile yerine getirmek imkansız hale gelir. Eşya ya da yük taşımak şöyle dursun, tencere bile taşımak dayanılmaz ağrılara sebep olabilir.  Bu nedenle de hastaların psikolojik olarak da desteğe ulaşmaları sağlanmalıdır.
Ankilozan spondilit hastalığının tamamen iyileşmesi maalesef mümkün değildir. Çünkü bu hastalık, vücudun kendi kendine ürettiği bir iltihaptır. Ancak, iltihabın üretilmesi azaltılabilir. Bunun için, sağlıklı beslenmek, obezite ya da aşırı kiloluluk durumu varsa mutlaka normal kilolara ulaşmak yani zayıflamak, sigarayı mutlaka bırakmak, gluten içeren besinleri; yani buğday ve unla yapılan her şeyi en aza indirmek, haftada en az 3 kez olmak üzere 30’ar dakikalık yürüyüş yapmak en önemli tedavi yöntemleridir. Bunların dışında, son yıllarda anti TNF alfa tedavisi uygulanmakta ancak bu tedavi yöntemi de yüzde yüz bir başarı gösterememiştir. 
Bu hastalığın en dikkat edilmesi gereken hususlarından biri de, eğer tedavisi gecikirse, omurgada eğriliklere ve hatta kamburlaşmaya neden olmasıdır. Bu nedenle her hastalıkta olduğu gibi, öncelikle kendinizi dinlemeli, yukarıda değindiğin şekilde ağrınız varsa, gecikmeden mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. Tedaviye ne kadar erken başlanılırsa, olumlu sonuç alma ihtimali o kadar fazla olur.
Size bol güneşli güzel bir yaz temenni ediyorum.
Sevgilerle...
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren