Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020

27.12.2018

 

Sağlıklı yaşamak, sağlıkla yaşlanmak hepimizin temel isteği.  Herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece 20’li ve 30’lu yaşlar su gibi akıp geçiyor. Özellikle gençlik zamanlarında, gelecekle alakalı planlar yaparken, sağlık daha çok ikinci planda kalmakta. Oysa, 40’lı yaşlara gelince, çoğunlukla okul bitmiş, işe girilmiş, hayat arkadaşı bulunmuş ve hatta çocuk sahibi olunmuştur. Tam da bu zamanda, vücut artık yaşlanma sinyalleri vermeye başlar. Önceden saatlerce gezme sonrası hiç yorgunluk hissedilmezken, 30’lu yaşlardan itibaren, her fırsatta dinlenme isteği doğar, çünkü artık vücut yaşlanmaktadır.Sağlıklı yaşamak, sağlıkla yaşlanmak hepimizin temel isteği.  Herhangi bir sağlık problemi olmadığı sürece 20’li ve 30’lu yaşlar su gibi akıp geçiyor. Özellikle gençlik zamanlarında, gelecekle alakalı planlar yaparken, sağlık daha çok ikinci planda kalmakta. Oysa, 40’lı yaşlara gelince, çoğunlukla okul bitmiş, işe girilmiş, hayat arkadaşı bulunmuş ve hatta çocuk sahibi olunmuştur. Tam da bu zamanda, vücut artık yaşlanma sinyalleri vermeye başlar. Önceden saatlerce gezme sonrası hiç yorgunluk hissedilmezken, 30’lu yaşlardan itibaren, her fırsatta dinlenme isteği doğar, çünkü artık vücut yaşlanmaktadır.
Yukarıda bahsettiğim durum herkes için geçerli olmasa da, çoğumuz için geçerlidir. Vücutlarımız 22-25 yaşına kadar büyümeye devam eder. Bu süreçte, boy uzar, organlar gelişir, yani yeni üretilen hücre sayısı, bozulan ve yıkılan hücre sayısından fazladır. Bu sayede büyüme olur. 25 ile 45 yaş arası duraklama dönemidir.  Yani bizim zarar görüp vücuttan atılan hücre sayımız, yapılan hücre sayısıyla eşittir. 45 yaşından sonra ise, yeni yapılan hücre sayısı, bozulan hücre sayısından azalmaya başlar. Bu nedenle vücut kendi kendini tamir edememeye başlar. Hatalı hücreler birikir. Beden yavaş yavaş yaşlanır. İşte bu yaşlanma sürecini ne kadar iyi yönetebilirsek, o kadar güzel yaşlanırız.
Öncelikle tabi ki beslenme, hareket ve dinlenme çok önemli. Sağlıklı ve dengeli beslenme, düzenli egzersiz, düzenli ve yeterli uyku, vücudumuzun kendini sağlıklı bir şekilde idame ettirmesi için gerekli şeylerdir. Bunların dışında, elbette dış etkenler, özellikle de stresin, sağlığımıza etkilerinden dolayı hastalıklarla karşılaşmaktayız.
İstatistikler gösteriyor ki, 40 yaşından itibaren yapılan sağlık taramaları, kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, diyabet gibi önemli hastalıkların önlenmesinde çok büyük önem taşımaktadır. Alınabilecek küçük önlemlerle, ilaçların ve ameliyatların önüne geçmek mümkün. Gelin, 40 yaşından itibaren düzenli olarak yapılması gereken testleri birlikte inceleyelim.
• Kan şekeri ölçümü: Açlık kan şekerinin takibi sayesinde, diyabet olmadan önce önlem alabilmek mümkün olacaktır.
• Hipertansiyon: Düzenli tansiyon ölçümü sayesinde tansiyonun değişiminin takibi yapılmalıdır. Yüksek tansiyon, öncelikle doğrudan damarlara, sonra da organlara zarar vereceği için erkende önleminin alınması çok önemlidir.
• Kan kolesterolü takibi: Vücut zarar gördükçe, daha fazla kolesterol üreterek kendini tamir etmeye çalışır. Kolesterolün yüksek olması, vücutta bir şeylerin doğru gitmediğinin en önemli göstergesidir. Bu yüzden, kan testinde kolesterolünüz yüksek ise altta yatan nedenlerin tedavi edilmesi çok önemlidir.
• Kalp-Damar Hastalıkları Taraması
• Kolonoskopi-Her 3 yılda bir
• Akciğer taraması, mammografi, rahim ağzı kanseri taraması ve prostat muayenesi; eğer aileden gelen bir yatkınlık yoksa, her 3 yılda bir mutlaka yaptırılmalıdır.
• Kemik yoğunluğu ölçümü sayesinde de, iskelet sistemimizin dayanıklılığını ölçebiliriz.
Bu testlerin hepsini ev doktorunuza giderek, onun danışmanlığında yaptırabilirsiniz. Unutmayın, en önemli tedavi, hasta olmamaktır.
Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir kış diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren