Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

26.11.2018

 

Son zamanların en popüler terimlerinden veganlık ve vejeterjanlık çoğu zaman birbirine karıştırılmakta. Özellikle bizim gibi, genel olarak et yemeklerince zengin bir mutfak kültürüne sahip toplumlarda, çokça kavram karmaşasına neden olmaktadır. Gelin, bu terimleri birlikte inceleyelim.Son zamanların en popüler terimlerinden veganlık ve vejeterjanlık çoğu zaman birbirine karıştırılmakta. Özellikle bizim gibi, genel olarak et yemeklerince zengin bir mutfak kültürüne sahip toplumlarda, çokça kavram karmaşasına neden olmaktadır. Gelin, bu terimleri birlikte inceleyelim.
Vejeteryanlık, temel olarak et ve et ürünleri tüketmeyi tercih etmemektir. Ancak vejeteryanlığın da bir kaç alt grubu bulunmakta.
Vejeteryanlık, sağlık sorunlarından olabildiği gibi, çoğunlukla keyfi olarak da tercih edilen bir yoldur. Kimi vejeteryanlar, hayvanların ve hayvansal ürünlerin tüketilmesini, etik olarak yanlış buldukları için vejeteryanlığı seçmiştir. Çünkü, hayvanların da insanlar gibi yaşamsal hakları vardır. Kesim için bir hayvanın yetiştirilmesi, o hayvanın sütünü kendi yavrusu yerine bizim içmemiz, ya da yumurtayı, yani tavuğun yavrusunu yememiz etik olarak doğru değildir. Öte yandan bazı vejeteryanlar, çocukluktan gelen travmalar ( kurban bayramında ya da televizyonda bir hayvanın kesimini izlemek gibi ) nedeniyle, eti ağzına alamamaktadır. 
Kırmızı et yememek, balık yememek, yumurta yememek gibi pek çok maddeden oluşan vejeteryanlık şu alt başlıklarda toplanmaktadır;
• Pesketeryanlar: Kırmızı et ve kanatlı hayvan eti yemezler ancak balık, süt ve süt ürünlerinden yerler.,• Semi Vejeteryanlar: Bu gruptakiler sadece kırmızı et yemezler, ancak kanatlı hayvan eti, balık, süt ve süt ürünleri, bal gibi diğer hayvansal gıdaları tüketirler.• Lakto-Ovo Vejeteryanlar: Bu gruba dahil olanlar, süt ve süt ürünleri ile yumurta tüketirler, ancak et yemezler. • Lakto-Vejeteryanlar: Sadece süt ve süt ürünleri tüketirler. Yumurta ve et yemezler.• Ovo-Vejeteryanlar: Hayvansal gıda olarak sadece yumurta tüketirler. Et, süt ve süt ürünleri ya da bal yemezler.• Veganlar: Hayvansal hiçbir gıdayı tüketmezler. Yumurta, süt, bal yemezler ve ayrıca hayvansal kaynaklı eşyalar, deri kıyafetler de kullanmazlar.• Çiğ Veganlar: Hayvansal kaynaklı hiç bir gıdayı tüketmemenin yanı sıra, 46 derecenin üzerinde pişmiş herhangi bir gıdayı da tüketmezler. Yani tüm sebzeleri çiğ olarak tüketirler.
Peki vejeteryan beslenmek sağlıklı mı?
Burada işler biraz karışıyor. Çünkü her popüler sağlık olayında olduğu gibi, vejeteryanlıkta da, kendi piyasasını yaratmaya çalışan markalar bulunmakta. Ve bu markalar kendi ürünlerini destekleyici ‘bilimsel (!)’ çalışmaları kanıt olarak öne sürmektedir. Buna şöyle bir örnek verebiliriz;
Son yıllarda tarımda yapılan atılımlar nedeniyle beslenme listemize giren pek çok değişik yiyecek var. Bunların en başında da soya fasülyesi gelmekte. Soya fasülyesi, uzak doğunun yerli bir bitkisiyken, genetiği de değiştirilerek, üretimi ve muhafazası daha kolay hale getirildi ve şu anda dünyanın her yerinde tüketilen bir yiyecek oldu. Özellikle de vejeteryan beslenmenin en temel sebzelerinden biri haline geldi. Bir çok bilimsel çalışmalarda da, soya fasülyesinin faydasından bahsedildi. Peki soya fasülyesi gerçekten de bu kadar faydalı mı? Asıl soru; zararsız mı?
Maalesef soya fasülyesi, ve diğer pek çok sonradan popüler olan yiyecekler, o kadar da masum değiller. Soya fasülyesi, içinde fitoöstrojen bulundurmakta. Yani, vücutta bulunan kadınlık hormonunun bitkisel versiyonu. Az miktarda soya fasülyesi yemek, vücutta herhangi bir sıkıntıya yol açmazken, sürekli olarak fitoöstrojen almak, hücrelerdeki alıcıları her gün uyarmaya başlar. Sonuç olarak, en son bilimsel çalışmalar gösteriyor ki, son 30 yılda özellikle de erkeklerde artan meme kanseri vakaları artık bir sır değil.
Bunun dışında, vejeteryanlar, vücudun ihtiyacını duyduğu tüm maddeleri bitkilerden alabileceklerini söylemektirler. Maalesef bu da doğru değil. Laboratuvar ortamında bir        bitkinin içinde bulunan maddeler incelendiğinde, içindeki maddeler listelenir. Eğer biz bu bitkiyi tüketirsek, bizim de bu maddelerin hepsini alacağımız düşünülür ancak maalesef bu düşünce tamamen yanlıştır. Vücudumuz, bitkilerin her parçasını sindiremez. Ayrıca, sindirilen parçalar da vücuda girerken yapısal değişikliklere uğrar. Bu nedenle, kuru fasülye ya da mercimekte bulunan protein, kesinlikle kırmızı etin yerini tutamaz. Bal, laboratuvar ortamında üretilemez. Ayrıca yumurta, tek başına bir canlıyı oluşturabilecek kapasiteye sahip bir besinken, hiç bir gıda, yumurtanın yerine geçemez. 
Etik olarak ya da tercihsel olarak hayvansal gıda tükenmeyen kişilerin kendi tercihleridir. Buna saygı duyulması gerekir, ancak, bizler evrimsel olarak et ve hayvansal ürün tüketmeye ayarlanmış vücutlarımıza doğru besini vermediğimiz sürece, vücudumuza işkence çektirmiş oluruz. Vejeteryanlık başta çok iyi görünebilir, ancak vücuttaki etkileri çok uzun yıllar sonra ortaya çıkar. Yine de bu durum tercihseldir. Çokça araştırmak, gerekirse doktorlardan yardım almak en doğrusu olacaktır.
Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir kış diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren