Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020

29.10.2018

 

Vücudumuz gün boyunca çeşitli iç ve dış etmenlerce sürekli etkileşimde bulunur. Sabah uyandığımızda başlayan günde, yediğimiz yemek, içtiğimiz su, seyrettiğimiz televizyon, aldığımız hava, işyerinde yaşadığımız stres ve daha niceleri bizim vücudumuzda çeşitli kimyasal reaksiyonlara neden olur. Bunların sonucunda da, vücudumuz gün sonunda dinlenmeye ve yenilenmeye ihtiyaç duyar. Vücudumuz gün boyunca çeşitli iç ve dış etmenlerce sürekli etkileşimde bulunur. Sabah uyandığımızda başlayan günde, yediğimiz yemek, içtiğimiz su, seyrettiğimiz televizyon, aldığımız hava, işyerinde yaşadığımız stres ve daha niceleri bizim vücudumuzda çeşitli kimyasal reaksiyonlara neden olur. Bunların sonucunda da, vücudumuz gün sonunda dinlenmeye ve yenilenmeye ihtiyaç duyar. Dinlenme, vücudumuz için tam uyku halinde gerçekleşir. Yani, bilincin kapalı olduğu, sadece temel organların nefes almak için çalıştığı düzeyde, vücut kendini yenilemek için öncelikle bozulmuş ya da hasar görmüş hücreleri tamir etmeye, tamiri mümkün değilse uzaklaştırmaya çalışır. Uyku sırasında salınan hormonlarla, eksiklikler giderilmeye çalışılır. Ve gerçekten büyüklerimizin çocuklar için söylediği, "Uyusun da büyüsün"  sözü çok doğrudur. Çünkü; büyüme hormonu en çok uykuda salgılanır.Hal böyle olunca, sağlıklı uyku, yaşamımız için yemek yemek kadar elzem bir hal almaktadır. Sağlıklı uyku demek; düzenli ve yeterli uyku demektir. Vücudumuz, aslında güneş saatiyle çalışmaktadır. Yani, güneş doğarken uyanmaya, battığında da uyumaya ayarlıdır. Ancak, modern yaşamda, özellikle son 100 yılda evlere giren lambalar ve ışık yayan televizyon, bilgisayar gibi nesneler nedeniyle, vücudumuz gerektiğinden daha fazla uyaran almakta. Bu da daha az ve kalitesiz uyku demektir. Ayrıca çaşitli sağlık problemleri, aşırı kilo, vücudun anatomik yapısı da uykudan gerekli verimin alınmasını engellemektedir.Uykusunu yeterince alamamış bir birey, sabahları hep yorgun uyanır ve gün içinde de sürekli uyku halinde dolaşır. Vücut kendini tamir edecek zaman ve imkan bulamadığı için, kronik halsizlik, yorgunluk ve hastalıklara yatkınlık olur. Uzun yıllarda gelişen, sinsi hastalıkların ( şeker hastalığı, yüksek tansiyon gibi ) oluşmasına katkı sağlar. Uykusuzluk, ayrıca sinirlilik haline ve depresyona yol açar. Eğer bu ve benzeri durumlar yaşıyorsanız, muhtemelen sağlıklı uyku uyuyamıyorsunuz demektir. Uyku apnesi, horlama, çeşitli nedenlerle deliksiz uyuyamama ( sık sık tuvalete kalkma, susama vs. ) sağlıklı uyumanın önündeki engellerden bazılarıdır. Uyku apnesi; basit bir söylemle, uyku sırasında nefes alımının en az 10 saniyeliğine durmasıdır. Bunun çeşitli nedenleri olabilir; fazla kilo veya nefes yolundaki kaslar çok gevşediği için yol tıkanabilir, ya da doğuştan yapısal olarak tıkanıklık olabilir. Her halükarda, uyku sırasında belirli süre nefes alımı durur, sonrasında kişi ya ani olarak boğulma hissiyle uyanır, ya da çok yüksek bir horlama ile uykuya devam eder. Uyku sırasında ara sıra iç çekme, el kol hareketleri, tek bir pozisyonda uyumak yerine sürekli dönüp durma da görülür. Bu durum her gece düzensiz aralıklarla tekrarlanır ve her seferinde vücut boğulma hissiyle boğuşmaktan dolayı sabaha yorgun uyanır.Uyku apnesi toplumda sanıldığından çok daha sık görülür. Her ne kadar teşhisi kolay olsa da, kişi bu durumu yaşadığını bilmediği için çoğu zaman doktora başvurmata çok gecikir. Eğer siz de yukarıda belirtilen semptomları yaşıyorsanız, vakit kaybetmeden doktora başvurmalısınız. Uyku apnesinin teşhisi aslında çok kolaydır: Uyku testi. Uyku kalitesini ve düzenini test etmek için kişiye çeşitli alıcılar yerleştirilerek hastane ortamında uyuması sağlanır ve gece boyunca beyin, göz hareketleri, solunumdaki değişimler, kalp hızı, el kol hareketliliği ve kandaki oksijen miktarındaki değişimler kaydedilir. Tüm sonuçlara bakılarak uyku apnesinin seviyesi tayin edilir ve kişinin vücut yapısına göre tedavi uygulanır.Diğer tüm hastalıklarda da olduğu gibi, aşırı kilo en önemli faktördür. Yapılan araştırmalarda, obez kişilerin doktor kontrolünde kilo vermesi sonucu uyku apnesinde yüzde 50’ye varan iyileşme görülmüştür.Diğer bir tedavi yöntemi, uyku sırasında basınçlı hava solumaktır. Ağız ve burunu içine alan maske uyumadan önce takılır ve uyku sırasında kişiye gerekli havayı sağlar. Başlangıçta çok konforlu bir yöntem olmasa da, kullanan hastalar uyku kalitesinin iyileştiğini gördükçe kullanmayı kabul etmektedirler.Bir diğer tedavi yöntemi ise; eğer muayene sırasında nefes yolunu tıkayan bademcikler ya da farklı doku oluşumları varsa, bunların ameliyatla alınmasıdır. Bu basit ameliyat sonrasında, ömrünüz boyunca sağlıklı nefes almanın tadını çıkaracaksınız.Sorununuz her ne olursa olsun, doktorunuza başvurmayı geciktirmeyin. Unutmayın, en iyi tedavi, korunmak ve önlem almaktır.Sizlere sağlıklı, huzurlu bir sonbahar diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren