Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

28.08.2018

Yaz aylarının bu kavurucu sıcaklarından selamlar. Her ne kadar hayallerimiz yaz geldiğinde sadece deniz-kum-güneş üçlüsü olsa da, gerçekler, aynı kış sezonunda olduğu gibi çalışma temposu nedeniyle yorgun vücutlar. Ama yine de yazın, güneşten aldığımız D vitamini sayesinde bedenlerimiz bir parça da olsa kendini toparlayabiliyor. Bu günleri en sağlıklı ve en keyifli şekilde geçirmek de elimizde. Özellikle de ayak sağlığımız için yapabileceğimiz pek çok şey var.Yaz aylarının bu kavurucu sıcaklarından selamlar. Her ne kadar hayallerimiz yaz geldiğinde sadece deniz-kum-güneş üçlüsü olsa da, gerçekler, aynı kış sezonunda olduğu gibi çalışma temposu nedeniyle yorgun vücutlar. Ama yine de yazın, güneşten aldığımız D vitamini sayesinde bedenlerimiz bir parça da olsa kendini toparlayabiliyor. Bu günleri en sağlıklı ve en keyifli şekilde geçirmek de elimizde. Özellikle de ayak sağlığımız için yapabileceğimiz pek çok şey var.
Avusturya’da tarih boyunca her ne kadar böylesi uzun dönem sıcak dalgası pek nadir görülmüş olsa da, küresel ısınmanın etkilerinden dolayı, artık buralarda da yazlar sıcak ve kurak geçmeye başladı. Hal böyle olunca, kış boyu kapalı ayakkabılar içinde kalan ayaklar, yazın bu en güzel günlerinde özgürlüklerine açık ayakkabılar, sandaletler ya da terliklerle kavuşmuş oluyorlar. 
Ancak hepimiz işlerimiz yüzünden ayaklarına hak ettiği özgürlüğü sunamayabiliyor. Çoğunlukla iş yerlerinde kapalı ayakkabı giymek zorunda olmak, maalesef ayak sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Sıcaklarla kavrulan ayaklara, bir de ayakkabı ile işkence ediyoruz. Peki ne yapmalıyız?
Öncelikle, ayak sağlığı için, doğal malzemeden yapılmış, keten, kumaş ya da deri ayakkabı tercih etmeliyiz. Yapay malzemelerden yapılmış ayakkabılar, hava geçirgenliği olmadığı için, teri ayakkabının içinde hapseder ve ilk önce ayak kokusuna, daha sonra da ayak mantarına neden olur. 
Ayaklarımızı düzenli olarak, bol su ve sabunla yıkamalıyız. Evet, günlük duş alırken ayaklarımız da ıslanıyor, hatta bir parça şampuanlı su ayaklarımıza kadar akıyor, ancak bu yeterli değil. Ayaklarımızı, tercihen kalıp sabunla, ovalayarak yıkamalıyız ki, üzerinde birikmiş olan ter ve kir tabakası kolayca uzaklaşsın, ayak derimiz hava alsın. 
Aynı ayakkabıyı her gün giymekten kaçının. Bu kışında geçerli. Ayakkabılara en az 24 saat dinlenme/havalanma süresi tanıyın ki, içinde bakteriler ya da mantarlar üreyemesin. 
Ayaklarınıza en güzel hediye; Ayak Banyosu. Çeşitli ayak banyosu yapma yöntemleri olmakla beraber, her birinin ortak amacı, ayaklarda biriken bakterileri uzaklaştırmak ve ayakları rahatlatmak. Düzenli olarak bu ayak banyolarını yaparsanız, hem ayak kokusundan kurtulur, hem de oluşumunu önleyebilirsiniz.
• Lavanta Yağı; Lavanta yağı, en güçlü uçucu yağlardandır. Öyle ki, lavanta tohumlarını, elbiselerin arasına koyarsanız, güvelenme olmaz, yağı baş ağrısını geçirir, yanıklarda en iyi iyileştiricidir. Doğanın bu mucize bitkisinin yağı, içindeki antibakteriyel özellik sayesinde, ayaklardaki mikropları öldürür ve böylece ayak kokusunu önler. Akşamları, 1 litre suyun içine 1 tatlı kaşığı kadar lavanta yağı dökerek ayaklarınızı bu suda bekletin. Hem rahatlayıp günün yorgunluğunu atacak, hem de ayak kokusundan kurtulmuş olacaksınız.
• Adaçayı; Adaçayı da, tıpkı lavanta gibi, uçucu yağlar bakımından zengindir. Adaçayının yağını aramaktansa, yapraklarını 1-2 litre suyun içine atarak, ayaklarınızı bu suda en az yarım saat bekletirseniz, adaçayı üzerine düşeni yapacak ve sağlıklı ayaklara kavuşacaksınız.
• Kabartma Tozu; Kabartma tozu aslen bikarbonat bileşiğidir ve yüksek temizleyici özelliği vardır. 1 paket kabartma tozunu 2 litre suya karıştırın ve ayaklarınızı en az yarım saat bu suda bekletin. Var olan mikropları öldürerek temiz ayaklara kavuşmanızı sağlayacaktır.
Düzenli olarak çorapları değiştirmek, pamuklu çorap tercih etmek, değişebiliyorsa en geç 3 ayda 1 tabanlıkları değiştirmek, uzun süre aynı ayakkabıyı giymemek, topuk sertleşmesi varsa ponza taşı ile topukları törpülemek, kendi ayak sağlığımız için yapabileceğimiz diğer şeyler arasında sıralanabilir. Eğer tüm doğal yöntemlere rağmen ayak kokusundan kurtulamıyorsanız, parmaklarda ya da tırnaklarda oluşan bir enfeksiyondan dolayı oluşabileceği için lütfen en kısa zamanda ev doktorunuza danışın. En iyi tedavi, erken dönemde teşhisle mümkün olur.
Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaz diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren