Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020

30.07.2018

Annedeki, bebeğin dünyaya gelmesinden çok önce başlayan değişimlerin en önemlilerinden biri, meme dokusunda süt üretilmeye başlanmasıdır. Hepimiz memeli hayvanlar sınıfına dahil olsak da, normal şartlar altında hiçbirimiz süt üretmeyiz. Bunu uyarıcı bir sistem gereklidir. İşte doğum, hem salgılattığı hormonlar, hem de bebeğin emme refleksiyle, süt üretimini sağlayıp, bebeğin doymasına yetecek, hatta fazlası kadarını üretmeye başlar. Doğanın mucizesi! Annedeki, bebeğin dünyaya gelmesinden çok önce başlayan değişimlerin en önemlilerinden biri, meme dokusunda süt üretilmeye başlanmasıdır. Hepimiz memeli hayvanlar sınıfına dahil olsak da, normal şartlar altında hiçbirimiz süt üretmeyiz. Bunu uyarıcı bir sistem gereklidir. İşte doğum, hem salgılattığı hormonlar, hem de bebeğin emme refleksiyle, süt üretimini sağlayıp, bebeğin doymasına yetecek, hatta fazlası kadarını üretmeye başlar. Doğanın mucizesi! Ancak tabiki, bu doğal sürecin, yine bazı doğal sonuçları da olmakta. İlk bebeğine sahip olan annelerin % 80’ den fazlasında, ilk günden itibaren meme ucu hassasiyeti, çatlakları ya da ilerleyen durumlarda kanamalı yaraları görülmeye başlar. Annenin bilmesi gereken, bunun çok doğal bir durum olduğudur. Yıllarca ihtiyaç duyulmayan (hatta erkeklerde hiç ihtiyaç olamayan), korumak için hep bir kat daha iç çamaşırı kullandığımız, çok özel sinir ağlarıyla çevrilmiş bir organ, bir anda hormonlar tarafından süt üretmeye hazır hale getiriliyor. Doğumla birlikte ise, hiç bitmeyen, çok güçlü vakumlama ile her 2-3 saatte bir çekiştiriliyor. Bu durumda, eğer anne çok şanslı değilse, doğal olarak meme ucunda yaralar başlıyor. İşin kötü tarafı, herhangibir sağlık sorunu olmadığı sürece, emzirme seansları da en az 6 ay daha süreceği için, anneler gittikçe artan acılarla ve büyük bir fedakarlıkla emzirmek zorunda kalıyor.Tüm anne-bebek sağlığı uzmanların ortak olduğu bir görüş vardır: Başka sıkıntılar olmadığı sürece, doğumdan itibaren, en az 6 ay süreyle, bebeği sadece anne sütüyle beslemek. Bebek mamaları tabiki en son teknoloji ve yıllarca süren çalışmalar sonucunda, pek çok kontrollerden geçtikten sonra üretiliyor. İçlerinde bebek beslenmesine uygun en önemli bileşenler var, anne anne sütünden bebeğe geçen koruyucu maddeler ya da hormonlar maalesef yok. Bu nedenle, anne sütünü yeteri kadar alamayan bebeklerde, erken dönemde mütemadiyen görülen hastalıkların, ileri yaşlarda metabolik hastalıklara dönüşmesi, artık bilinen bir gerçek. Bunun farkında olan anneler ise ellerinden geldikleri kadar bebeklerini kendileri beslemeye çalışmakta. Oluşan yaraların tedavisinde çeşitli kremler-merhemler, kendi çocuk doktorunuzun da tavsiyesiyle, eczanelerden temin edilebilir. Ancak, naçizane tavsiyem, hem bebeğin sağlığı, hem de kendi sağlığınız için, çok doğal olan bu süreci, yine doğal yollarla çözmektir.  Çünkü, hem vücuda ayrıca bir kimyasal girmesinin önlenmesi, hem de kimyasal olan bu maddelerin (doğal da olsa kimyasal maddelerden oluşur) her emzirme öncesi temizlenmesinin gerekmesi yerine; doğal yollarla tedavi etmek, hem anne, hem de bebek için elzemdir. Yapılabilecekleri şöyle sıralayabiliriz;• Her emzirme sonrası ılık su ile meme silinmeli ve meme kuruyana kadar beklenmeli. Bu süre, vücudun kendini tamir edebilmesi için önemli. • Anne sütü; evet, kendi sütünüz de bebeğinize olduğu kadar, sizin için de faydalıdır. Artan birkaç damla anne sütünü memeye sürüp bekletmek de memeyi tamir eder.• Hindistancevizi yağı; Soğuk sıkım, organik hindistancevizi yağı, içeriğindeki besleyici maddeler ile memeyi tamir ederken, bir yandan da meme üzerinde koruyucu tabaka oluşturarak, orada doğal bir koruyucu bariyer yapar. Emzirme bittikten ve meme temizlendikten sonra, ince bir tabaka halinde bu yağı sürüp, kurumasını bekleyin. Gerekirse emzirme aralarında tekrar edin.• Papatya çayı; Papatya çayının içilmesinin olduğu kadar, memeye sürülmesi de faydalıdır. Demlenmiş ve soğutulmuş papatya çayı, pamuklarla meme ucuna sürülerek kompres yapılabilir. • Soğuk-sıcak kompres; Özellikle sütünün aşağı kanallara inmesinde sorun yaşayan annelerin, memeye sıcak kompres ve masajla kanallarını açması çok faydalı olacaktır. Bu sayede bebek emerken daha az çekiştirecek, daha az yara yapacaktır. Yaralar için de, soğuk kompres çok faydalıdır. Kısa süreli soğuk kompresleri, yarada rahatlama sağlayıp, iyileşmeyi hızlandıracaktır.• Zeytinyağı; soğuk sıkım doğal zeytinyağı, hem içeriğindeki E vitamini ile yaraları çok çabuk iyileştirir, hem de hindistancevizi yağı gibi, yağ olduğundan, koruyucu tabaka oluşturarak iyileşmeyi hızlandırır.• Dönüşümlü emzirme; her seferinde memede emzirmek yerine, bir kez emzirip diğer seferinde sağdığınız sütü verebilirsiniz. Bu sayede en azından belirli bir dönem dinlenmiş olursunuz.Bu doğal tedavi başlıklarında bahsettiğimiz besin maddelerinin bebeklerin yemesinde sakınca olmamasından dolayı da artıları var. Çünkü, emzirme öncesi kalanları, kimyasal kremlerde olduğu gibi, bastıra bastıra silmenize gerek kalmaz. Biraz zeytinyağı ya da papatya çayı artığı bebeğe zarar vermez. Ancak tadı bazı bebeklerin hoşuna gitmeyebilir. Kendiniz, deneme yanılma yoluyla hangisi sizin için uygunsa onu bulabilir, ya da herbirini dönüşümlü olarak yapabilirsiniz. Önemli olan emzirmeyi bırakmamanız.Çok ilerleyen durumlarda, durmayan kanamalar, bebeğin sürekli huzursuz olması gibi, mutlaka çocuk doktorunuza başvurmalı ve tavsiyelerine uymalısınız. Doktorunuzun gerekli gördüğü tedaviyi aksatmadan yaparsanız, siz de çok daha çabuk iyileşirsiniz, bebeğiniz de çok daha çabuk anne sütüne kavuşur.Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yaz diliyorum.Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren