Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

20.12.2017

 

Kış aylarının ayazını iliklerimize kadar hissettiğimiz bu günlerde, maalesef hastalık vakalarında da inanılmaz artışlar yaşanıyor. Sadece biraz kırıklıkla atlatılabilenler çok sanşlıyken, bazılarımız çok daha ağır geçiriyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar en çok etkilenenler. Çünkü, bağışıklık sistemleri, yetişkinlere göre daha hassastır. Ayrıca çocuklar, okullarda pek çok akranıyla fiziksel temasa çok fazla girdiğinden, bulaşma riski yüksek olan hastalıklara yakalanma, ve bunları evdeki diğer bireylere bulaştırma riski de çok yüksektir.Kış aylarının ayazını iliklerimize kadar hissettiğimiz bu günlerde, maalesef hastalık vakalarında da inanılmaz artışlar yaşanıyor. Sadece biraz kırıklıkla atlatılabilenler çok sanşlıyken, bazılarımız çok daha ağır geçiriyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar en çok etkilenenler. Çünkü, bağışıklık sistemleri, yetişkinlere göre daha hassastır. Ayrıca çocuklar, okullarda pek çok akranıyla fiziksel temasa çok fazla girdiğinden, bulaşma riski yüksek olan hastalıklara yakalanma, ve bunları evdeki diğer bireylere bulaştırma riski de çok yüksektir.
Kış ayları başlayınca, sürekli olarak öksüren, burnu ara sıra akan, her gün biraz vücut kırgınlığı olan insanlar etrafımızda daha da çoğalır. Kendimiz de, vücudumuzu, yazın olduğu kadar dinç hissetmemeye başlarız. Bunun en büyük nedeni, gün ışığı miktarının ve etkinliğinin azalmasıdır. Eski zamanlarda, bundan henüz bir kaç yüzyıl önce, evlerde elektrik yokken, insanlar hava karardığı zaman uyuyarak, vücudun dinlenmesini sağlamaktaydı. Ama bizler, özellikle televizyon ve cep telefonları nedeniyle, sürekli olarak ışık uyaranlarına maruz kalmaktayız. Işık, vücuda ‘Şu anda hala gündüz, uyuma!’ sinyali vermektedir. Halbuki, uyumalı ve vücudumuzun kendini yenilemesine izin vermeliyiz. Bunu yapmadığımız için de, biriken yorgunluk ve vücudun kendini tamir edememesi sonucunda, bağışıklık sistemimiz zayıflamakta, hastalıklara açık hale gelmektedir. Ve ardından hastalıklar gelince ise, vücut hala yorgun ve dirençsiz olduğu için, iyileşme sürekli gecikmektedir. İşte bu yüzden, doğanın düzenine ayak uydurup, kışın daha uzun uykularla, vücudumuzun kendini yenilemesi için ona fırsat vermeliyiz. Televizyon ve telefonla olan ilişkimizi mümkün olan en az düzeyde tutmalıyız.
Yaşadığımız bu soğuk günlerde rastlanan en büyük rahatsızlık boğaz ağrısıdır. Bazen kuru öksürük, bazen balgamlı öksürük, bazen yangı, bazen de geçmeyen gıcık hissi nedeniyle, uzun süreli geçmeyen bu rahatsızlıklar, bedeni de çok yorarak, kronik hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Bu yüzden, hastalıklar kronikleşmeden önlemini almak, herzaman olduğu gibi en doğru tedavi yöntemidir. İşte size evde uygulayabileceğiniz pratik bilgiler;
• Bulaşıcı hastalıkların önüne geçmek için yapacağımız en önemli şey; ellerimizi temiz tutmaktır. Dışarıdan eve gelince, toplu taşımayı kullandıktan sonra, toplu yerlerde bulununca mutlaka elleri yıkamak, hastalıkları önlemenin en etkili yoludur. Sabun ve su, en etkili silahlarımızdır.
• Sıvı tüketiminizi artırın: Sıvıdan kastımız; su ve bitki çayları gibi, bedenimizi yormayacak sıvılardır. Bunlar boğaz ağrısına iki yönden iyi gelir. Birincisi; boğazdan geçerken o bölgeyi yumuşatarak, semptomların azalmasını sağlar. İkinci olarak da, vücuttan zararlı mikroorganizmaları uzaklaştırarak, vücudun iyileşmesini sağlamaktadır. Özellikle nane-limon, adaçayı, papatya gibi bitki çayları, içindeki faydalı yağlar sayesinde hastalıklarla savaşmada en önemli ev ilaçlarındandır.
• Sigara, bilinen en büyük sağlık düşmanıdır. Sigara içiyorsanız, hemen bırakın. Ayrıca sigara içilen ortamlardan da uzak durmaya çalışın.
• Boğaz ağrısı için doğal tatlandırıcılı pastiller de bu dönemde çok yardımcı olmaktadır. Ara ara pastil emmek, boğazın nemlenmesini sağlayarak, kurumasını engeller ve bu da, daha çabuk iyileşme sağlamaktadır.
• Yattığınız ortamın yeterli havalandırmasının olduğundan emin olun. Temiz hava ile birlikte, odanın yeterli nemlilikte olduğundan da emin olmalısınız. Kışın kullanılan ısıtma sistemleri, odaların havasını kurutur. Bu nedenle de, özellikle gece uykudayken, boğaz kurumasına bağlı olarak öksürük krizleri görülmektedir. Bunu önlemek için, odada ısıtıcının üstüne açık bir kapta su koyabilirsiniz.
Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir kış diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren