Sayı | Ausgabe: 224 (16.06.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 15.7.2020

Teknoloji çağında yaşıyoruz. Köylerden ziyade, şehir merkezlerinde evlerimiz. Bu yüzden de toplumun getirdiği bazı gerekliliklere uyum göstererek yaşamamız gerekiyor. Mesela; kış olunca köylerde yapılan işler azalır, daha uzun süre uyunur. Ancak bu şehirlerde mümkün değildir. Tüm yıl boyunca, düzenli olarak, çoğunlukla aynı saatlerde işe ya da okula gidiyoruz. Sabah uyanır uyanmaz başlayan koşuşturma, gece geç saatlerde yatana kadar bitmiyor. Peki bu duruma vücudumuz nasıl tepki veriyor?Teknoloji çağında yaşıyoruz. Köylerden ziyade, şehir merkezlerinde evlerimiz. Bu yüzden de toplumun getirdiği bazı gerekliliklere uyum göstererek yaşamamız gerekiyor. Mesela; kış olunca köylerde yapılan işler azalır, daha uzun süre uyunur. Ancak bu şehirlerde mümkün değildir. Tüm yıl boyunca, düzenli olarak, çoğunlukla aynı saatlerde işe ya da okula gidiyoruz. Sabah uyanır uyanmaz başlayan koşuşturma, gece geç saatlerde yatana kadar bitmiyor. Peki bu duruma vücudumuz nasıl tepki veriyor?
Uyku, bizim, kendimizi tamir etme, yenileme zamanımızdır. Tüm kaslarımız, organlarımız, hatta beynimiz uykuya ihtiyaç duyar. Beyin, kendini belli bir süre bilişsel kullanımdan çıkararak, otomatik olarak kendini yenileme safhasına geçer. Midemiz, bağırsaklarımız, bacaklarımız, her yerimiz, rahatlamak için bu zamana ihtiyaç duyar. İşte bu yüzden, kaliteli uyku, uzun ve sağlıklı yaşamanın anahtarıdır.
Uzun süreli uykusuz kalmak, sanıldığından daha da tehlikelidir. 2 gün uykusuz kalan deneklerde düşünmede ve karar vermede güçlük, 3 gün boyunca uykusuz kalanlarda, halüsünasyonlar, daha uzun süre uykusuz kalanlarda ise, koma durumları ortaya çıkmıştır. Yani vücut bir şekilde, bizi uykuya itebilecek her şeyi yapmaya çalışır.
İnsan bedeninin dış koşullardan çok etkilendiğini biliyoruz. Bu durum, gece uyku düzenimiz ve kalitemiz için de geçerlidir. Eğer vücudumuzu bir makine gibi düşünürsek, ona ihtiyacı olan şeyleri vermezsek, doğru çalışamaz. Vücudun yakıtı besinlerdir. Ancak sağlıklı besinler doğru çalışmasını sağlayabilir. Ve bu besinlerin miktarı ve ne zaman tüketildiği de çok önemlidir. Öncelikle; vücudumuza sağlıklı besinleri aldığımızdan emin olmalıyız. Ancak en sağlık besin bile olsa, uykudan en az 3 saat önce ağzımıza lokma koymayı kesmeliyiz. 
Peki bu, neden gerekli? Besinler, vücudumuz için gerekli olsa bile, onları sindirmemiz ve kullanabilmemiz için belirli bir enerji harcamamız gereklidir. Eğer uyku öncesi yemek yersek, vücut kendini onarmak ve rahatlamak için kullanması gereken enerjiyi, maalesef midedeki yiyecekleri sindirmek için kullanacaktır. Gece yatarken karnınız tok olduğu için mutlu uyuyacağınızı düşünürken, yorgun kalmak; işte tam da bu yüzdendir. 
Vücut kendini tamir edemez, beyin gerekli olan tedaviyi alamaz, kaslar oksijene doyamaz ve sabah yataktan kalkmak istemeyiz. Çünkü vücudumuz bize: ‘Hayır, ben henüz kendimi iyileştirmedim. Uyumaya devam et.’ der. 
Beslenme dışında dikkat etmemiz gereken ikinci şey ise; hareket etmektir. Uykudan önce, yarım saat açık havada yürüyüş yapan kişilerin, yapmayanlara oranla, uykuya dalma süresinin daha kısa olduğu, uyku kalitesinin de bariz oranda daha iyi olduğu bulunmuştur.
Bedeni rahatlatan başka yöntemler de vardır. Örneğin ılık bir duş almak, loş ışıkta kitap okumak, dinlendirici müzikler dinlemek, ama en önemlisi, ekrandan uzak kalmak, uyku kaliteniz için çok önemlidir. Özellikle yakında tuttuğumuz telefon ve tabletler, yaydıkları ışınlarla, beynimize; ‘Henüz hala gündüz, uykuya gerek yok.’ mesajı vermektedir. Yine bu yüzden, gece boyu on saat uyusak bile, vücudumuz dinlenemez. Sağlıklı bir uyku için, yatmadan en az 1 saat önce bu teknolojik aletlerden uzaklaşmak gereklidir.Yatmadan önce bazı besinler de; uykuya geçişi hızlandırarak, rahat uyumanızı sağlayacaktır.
• Ballı Süt: Süt içerdiği laktoz sayesinde, uykuya geçişi hızlandırarak size huzurlu bir uyku sağlayacaktır.• Muz: Muz içeriğindeki magnezyum sayesinde hem kaslarımızı yenilemeye yardımcı olur, hem de uykuya geçişimizi hızlandırır.• Yoğurt ya da ayran: Zaten hepimiz biliriz; ayran içince uykumuz gelir. İşte bu özelliğini gece kullanmak en uygun yöntemdir.• Papatya, rezene, melisa çayı:  Bu çaylar, içeriğindeki etkili maddeler sayesinde uykuya geçişinizi hızlandırarak, size kaliteli bir uyku sağlayacaktır.
Eğer doğal yöntemler de uyku kalitenizi iyileştiremiyorsa, altında yatan belki de bir başka sağlık sorunu olabilir. Bu durumda, en kısa zamanda ev doktorunuza başvurarak, gerekli tedaviyi geç kalmadan almalısınız.
Size sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir sonbahar diliyorum.
Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren