Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020

 

Her ne kadar havalar biraz soğusa da, bahar ve hatta yaz kapıda. Baharın gelmesiyle birlikte, doğa da canlanıyor. Güneş yüzünü daha çok gösteriyor. ağaçlar çiçeklenmeye, bahçeler yeşillenmeye başladı. Bu güzelliklerin bir de diğer tarafı var. Ağaçların ve çiçeklerin üremeleri için doğaya saldıkları polenler yüzünden, bazılarımız için bahar maalesef kabus da demek oluyor.
Genellikle sık sık hapşırma, ince ve kıvamsız burun akıntısı ve tıkanıklığı ile kendini gösteren alerjik nezle nedeniyle hayat çok zorlaşabiliyor. Aslında özellikle havalar bir soğuduğu bir ısındığı için, bu belirtiler soğuk algınlığına da benzetiliyor ve  özellikle öksürüğün de eşlik ettiği vakalarda, teşhis için doktora gitmekte gecikmeler oluyor. Kişi kendini soğuk algınlığı geçiriyorum zannediyor. Ama bahar allejisinde bu durum haftalarca geçmediği için, hayat kalitesinde düşüş oluyor. Vücut her daim kendini tehlikede hissettiği için, hep alarm durumunda bekliyor. Salgılanan hormonlar, vücudu daha da fazla yoruyor ve ne kadar uzun uyku uyusak da vücut dinlenemiyor.
Bahar nezlesinin şu şekilde açıkanabilir; Alerjen (alerjiye neden olan madde) hassas olan bünyeye temas edince, vücuttaki bağışıklık sistemi tepki verir. Bu tepki burun akıntısı, öksürük, hapşırma gibi üst solunum yolu hastalıkları belirtileridir. Vücudumuz dışarıdan/havadan gelen alerjeni uzaklaştırmak için bu tepkileri verir. Ayrıca sürekli hapşırma ve öksürme nedeniyle de baş ağrısı, gözlerde yanma, yorgunluk ve halsizlik de ortaya çıkabilir. İşte bu sebeplerden dolayı soğuk algınlığı ile alerjik nezle çoğu zaman birbirine karıştırılır.
Soğuk algınlığına yakalandığını düşünen hasta, kendince çözümler arar. Soğuk algınlığı için ilaçlar alır, çeşitli bitki çayları içer, dinlenir ama bir türlü rahatsızlığı geçmez. Sadece soğuk algınlığı olduğunu zannettiği için de doktora gitmez ve bu durumda iyileşme de gerçekleşmez. Çünkü, bu rahatsızlığa sebep olan durum ortadan kalkmadan, yani polen mevsimi geçmeden, bu belirtiler de ortadan kalkmaz.
Bahar alerjisine ağaç, çimen ya da diğer çiçeklerin polenleri sebep olduğu için, bahar geçip de, yaz gelince bu rahatsızlık kendi kendine ortadan kalkar. Ama o zamana kadar hastanın yaşam kalitesinde büyük bir düşüşe neden olur. Soğuk algınlığında ise durum daha farklıdır. Kişi soğuk algınlığı geçiriyorsa, çok az ateş yükselmesiyle birlikte, koyu renkli ve kıvamlı burun akıntısı ve kas ağrıları görülür. En önemli fark ise; soğuk algınlığının yaklaşık 1 hafta içinde geçmesi ama bahar alerjisinin uzun sürmesidir.
Çok zahmetli ve uzun süreli olan bu rahatsızlıktan muzdaripseniz öncelikle doktorunuza muayene olarak, gerekliyse ilaçlı tedaviye başlamanızı öneririm. Özellikle bir önceki sene de aynı problemleri yaşadıysanız, bu sene ilaçlarla bu süreci daha kolay atlatabileceğinizi unutmayın. Diğer önerilerim;

-Güneş gözlüğü kullanın
-Dışarıda giydiğiniz kıyafetleri yatak odasında değiştirmeyin
-Sigara içmeyin, yanınızda içirmeyin
-Açık havada spor yapmayın
-Klima filtrelerini kontrol ettirin
-Her akşam duş alın
-Mümkün oldukça ev ve araba camlarını kapalı tutun
-Ev ve ofislerde az bitki tutun ya da hiç bulundurmayın
-Bol su tüketin
-Bağışıklık sisteminizi destekleyecek şekilde düzenli beslenme ve uykuyu ihmal etmeyin.

Soru, görüş ve önerileriniz için mail yollayabilirsiniz.
Sağlıkla kalın...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren