Sayı | Ausgabe: 219 (16.01.2020)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 13.2.2020

30.07.2018

Böbrekler insanlarda genellikle iki adet olup arkada bel omurlarının yanında her iki taraftadır. Boyu yaklaşık 12 cm, eni 6cm, kalınlığı 3cm, ağırlığı 150gr civarındadır. Böbreğin temel görevi idrar oluşturmaktadır. Böbrek kalp tarafından pompalanan kanı alarak glomerüllerden geçirir ve idrar oluşturur. Böbrek idrar yapımı, sayesinde; alınan gıdaların sindirilmesi sırasında açığa çıkan zehirli maddelerin ve fazla suyun uzaklaştırmasını sağlar. Böbrekler ayrıca renin hormonu sayesinde kan basıncının kontrolünde, eritropoetin hormonu sayesinde kan hücrelerinin üretiminde ve kalsiyum fosfor dengesini düzenleyerek kemik metabolizmasında etkilidir.Böbrekler insanlarda genellikle iki adet olup arkada bel omurlarının yanında her iki taraftadır. Boyu yaklaşık 12 cm, eni 6cm, kalınlığı 3cm, ağırlığı 150gr civarındadır. Böbreğin temel görevi idrar oluşturmaktadır. Böbrek kalp tarafından pompalanan kanı alarak glomerüllerden geçirir ve idrar oluşturur. Böbrek idrar yapımı, sayesinde; alınan gıdaların sindirilmesi sırasında açığa çıkan zehirli maddelerin ve fazla suyun uzaklaştırmasını sağlar. Böbrekler ayrıca renin hormonu sayesinde kan basıncının kontrolünde, eritropoetin hormonu sayesinde kan hücrelerinin üretiminde ve kalsiyum fosfor dengesini düzenleyerek kemik metabolizmasında etkilidir.Kronik böbrek hastalığı denilince ne anlıyoruz.  Kronik böbrek hastalığı veya yetmezliği, böbreğin tüm işlevleri kalıcı ve ilerleyici bir şekilde bozulmasıdır.Kronik böbrek hastalığı ne sıklıkta görülür? Ne yazık ki dünyada her 10 kişiden, Türkiye'de her 6-7 kişiden biri böbrek hastasıdır. Kronik böbrek hastalığının en sık görülen iki nedeni diyabet ve hipertansiyondur. Daha yüksek böbrek hastalığı riski altında olan kişiler şöyle sıralanabilir;•    Diyabeti olan bireyler•    Hipertansiyonu olan bireyler•    Birinci derece akrabalarında diyabet, hipertansiyon veya böbrek hastalığı olan bireyler•    İlerleyen yaş (50 yaş üstü)•    Obezite•    Sigara alışkanlığı olan bireylerKronik böbrek hastalığının en sık nedenleri, kontrolsüz diyabet (şeker hastalığı) ve hipertansiyondur. Diğer nedenler; böbreğin kistik hastalıkları, böbrek taşı, tümörü gibi tıkayıcı hastalıklar, piyelonefrit (böbrek iltihabı), glomerülonefritler (idrarda protein kaçağı, kan kaçağı ile tanı konulan hastalıklar), vaskülit (damar iltihabı) adı verilen sistemik hastalıklar. Böbrek hastalıkları erken aşamalarda genellikle belirti vermez. Sadece ileri aşamalarda sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrarda köpürme, göz kapaklarında, akciğer, karın ve bacaklarda şişme, kan basıncında ani ve şiddetli yükselme, açıklanamayan halsizlik olabilir. Hastalık genellikle sessiz seyreder ve sinsi bir şekilde ilerler. Bu nedenle birçok hastaya zamanında tanı konulamaz.Kronik böbrek hastalığından korunmak için neler yapılabilir? Korunma yollarını şöyle sıralayabiliriz: Tuz kısıtlaması yapılmalıdır. Tuz, kan basıncını artıran en önemli gıda maddesidir. Batı ülkelerinde günlük tuz tüketimi 8gr, ülkemizde ise ortalama 18gr civarındadır. Tuzun azaltılmasına yönelik hastalara pratik öneriler yapabiliriz:Ekmek tüketiminin azaltılması,Sofrada tuzluk bulundurulmaması, Tuz oranı fazla gıdalar (peynir, zeytin, salam, sucuk, sosis, turşu, salça, konserve gibi) konusunda bilgi sahibi olunması.Düzenli egzersiz yapılması ve kilo verilmesini öneririz. Kan basıncı ve kan şekerinin kontrol altına alınması, sigara içilmemesi, bitkisel ürünlerin kontrolsüz kullanılmaması, bilinçsiz ağrı kesicilerin, antibiyotiklerin kullanılmaması önemlidir. Risk altındaki bireyler, erken teşhis açısından taranmalıdır. Erken teşhis için belirtilen riskleri taşıyan kişilerin mutlaka doktora gidip, “kan basıncı ölçümü, idrar tahlili ve serum kreatinin düzeyine”  baktırmaları gerekmektedir.Kronik böbrek hastalığı nasıl tedavi edilir?  Altta yatan nedene yönelik tedavi uygulanmaktadır. Ancak ortak tedavi; kan basıncının, kan şekerinin ve kan lipid düzeyinin ilaçlarla ve diyetle kontrol altına alınmasıdır. Anemi (kansızlık), elektrolit bozuklukları (kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum anormallikleri), asit-baz bozuklukları ilaçlarla tedavi edilmeye çalışılır. Yanıt vermeyen hastalarımıza diyaliz ile tedavi (hemodiyaliz / periton) yöntemleri ya da böbrek nakli düşünülmektedir.Diyalizde ne yapılır? Böbrek fonksiyonlarının % 80 - 90''nı kaybetmiş olan hastalarda diyaliz tedavisine başlanmalıdır. Diyaliz Tedavisi İki Şekilde Uygulanır.Hemodiyaliz: Hasta kanının damardan alınarak özel makineler kullanılarak temizlenip tekrar hastaya verilmesi sistemidir. Hastanın ihtiyacına göre bir veya üç defa uygulanır.Periton Diyalizi: Hastanın karın boşluğuna verilen sıvıya atık maddelerin geçmesi ve daha sonra bu sıvının boşaltılması esasına dayanır. Bu işlem için makineye ihtiyaç yoktur

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren