Sayı | Ausgabe: 217 (12.11.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 12.12.2019
ali-aslanHer yıl baharı karşılarken düzenlemiş olduğum Linz Şiir Akşamı etkinliğinde, bu yıl şairimiz Cemal SÜREYA'i anacağız. Mütevazi bir yaşamı, dünya nimetlerinden uzak duruşu, içten gülüşü ile kendisine hayran bıraktı bizleri. Getirilmek istendiği mevkileri elinin tersiyle iteledi. Şiiri için büyük özverilerde bulundu. Adeta kendini şiirlerine ve şiire feda etti diyebilirim. O, Türk şiirinin kilometre taşlarındandi. Dünya görüşünden, politik düşüncelerinden hiç bir zaman ödün vermedi. Görüşlerini şiirine ve yazılarına serpiştirdi. O'nun şiirine, yazılarına ve yaşamına dair çok güzel şeyler yazıldı. Şairimiz Türk edebiyatında en güzel yerdedir. Ona göre paylaşılmayan duygunun hic bir önemi yoktur. Şiirle duygular paylaşılır, insanlar ve doğa sevilir. O, aydınlıkla karanlığın çatıştığı noktada, yönünü militanca hep aydınlıktan yana cevirdi. Cemal Süreya, Nazım Hikmet'ten sonra hakkında en çok yazılar yazılan usta bir şairimizdir. Yazar, şair, Maliye Müfettişi, çevirmen, Genel Müdür, Sanat Yönetmeni, politikacı olarak ünlenir. Aldigi Önemli Ödüller: 1959 Yeditepe Şiir Armağanı (Üvercinka) 1966 Türk Dil Kurumu (TDK) Şiir Ödülü (Göçebe) 1988 Behçet Necatigil Şiir Ödülü ( Sıcak Nal, Güz Bitiği ) Eserleri:(Şiir) Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Ucurumda Acan, Sevda Sözleri, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Korkarak Vinc, Deneme, Eleştiri, Çeviriler üzerine bir çok eserleri vardır. Eserlerini; Papirus, Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, Yazko Somut, 2000'e Doğru gibi yayın organlarında yayınlandı. Onunla ilgili iki anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. 12 Eylül 1980 ' de apar-topar askere alınmıştım. Acemi birliğininde çarşı iznine çıktığımda Hürriyet gazetesi almıştım.Dönüşte kantinde arkadaşlarla hem gazeteyi okuyor, hem de havadan sudan konusuyorduk. Gözüme Cemal Süreya ilişmişti. Hem de tam sayfaydı. Belli etmeden okumaya çalıştım. Aramıza bir de çavuş katılmıştı.Bizim Cemal Süreya'yı okuduğumuzu gördü, bizi dışarı çıkardı. Şimdi hapı yuttuk diye telaşa düşmüstük. Zaten dosyalarımız da bizimle birlikte gelmisti. Mimliydik anlayacağınız..... Ama düşündüğümüz gibi olmadı. Çavuş bir taşın üzerine oturdu ve Cemal Süreya ile ilgili yazıyı duyabilecegimiz bir biçimde okudu. Bana da bir şiirini okumak düsmüştü. Onu en son 1989 Ağustos'unda İstanbul'da görmüstüm. Dostlarıyla şiir üzerine söyleşi yapıyordu. Benim de o sohbette bulunmam güzel bir tesadüftü. Güleç yüzüyle çok etkileyiciydi. Konuya egemen ve de ikna gücü mükemmeldi. Etkilenmiştim. Kişinin her anı Cemal Süreya olmalı diye hayıflanmıştım. O, iyi bir şairimizdi, büyük şairdi."Şiir, büyük zekaların rüyalarıdır." der Alphonse de Lamartine. Şiirimizin dehasıydi O. “Şiir, Anayasa'ya aykırıdır, doğanın ahlaki kovduğu yerdedir, yasadışıdır.” der şairimiz. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum. Mekanı cennet olsun. Sevgiyle kalın...... Not: 3. Linz Şiir Akşamı Etkinligi. 1 Haziran 2012 akşamı 18.30' da Neues Rathaus (Linz) 1001 nolu Seminarraum'da gerçekleşecektir. Bütün şiir dostları davetlidir. CEMAL SÜREYA (1931-1990) Wie jedes Jahr, veranstalte ich zu Frühlingsbeginn einen Gedichteabend. Dieses Jahr gedenken wir den Schriftsteller und Dichter Cemal SÜREYA. Sein bescheidenes Leben und sein herzliches Lächeln hat uns zu seinen Fans gemacht. Er wollte nie im Luxus leben und lehnte es auch ab. Seine Hingabe waren Gedichte. Er widmete sich nur seinen Gedichten. Er war ein Meilenstein der türkischen Gedichte. Seine Weltanschauung und sein Politisches denken hat er nie geändert. Er hat sein Gedankengut in seine Gedichte einfließen lassen. Es wurde viel positives über seine Werke und sein Leben geschrieben. Er hat seinen fixen Platz in der türkischen Literatur. Er meinte, Gefühle haben keinen Sinn, wenn man sie mit niemanden teilt. Gefühle teilt man mit anderen und Menschen gehören geliebt. Bei Streitereien zwischen verschiedenen Gruppen, verteidigte er immer auf militante Art, die Seite, zu die er gehörte. Gleich nach Nazim Hikmet wird am meisten über ihn gesprochen und geschrieben. Er wurde bekannt als Schriftsteller, Dichter, Rechnungsprüfer, Übersetzer, General Direktor, Art Director und Politiker. Seine Auszeichnungen: 1959 Yeditepe Siir Armagani (Üvercinka) 1966 Türk Dil Kurumu (TDK) Siir Ödülü (Göcebe) 1988 Behcet Necatigil Siir Ödülü (Sicak Nal, Güz Bitigi) Werke: (Gedicht) Üvercinka, Göcebe, Beni Öp Sonra Dogur Beni, Ucurumda Acan, Sevda Sözleri, Güz Bitigi, Sicak Nal, Korkarak Vinc Versuche, Kritik, und Übersetzungen waren auch seine Werke. Seine Werke wurden in Papirus, Pazar Postasi, Yeditepe, Olusum, Türkiye Yazilari, Politika, Yeni Ulus, Aydinlik, Sacak, Yazko Somut,2000'e Dogru, und vielen mehr veröffentlicht. Ich möchte zwei Erinnerungen über ihn mit euch teilen. Am 12. September 1980 (das Militär führte den Staat faschistisch) wurde ich kurzfristig zum Heer gerufen. In der Grundausbildung kaufte ich mir eine Zeitung (Hürriyet) in meiner Pause. Zurück in der Kantine, ließen meine Kameraden und ich die Zeitung, und redeten über Gott und die Welt. Mir stach gleich die Seite über Cemal Süreya ins Auge. Ich versuchte sie heimlich zu lesen. Ich merkte, dass es meine Kollegen auch taten. Unter uns war auch ein Sergeant. Er sah, dass wir den Bericht über Cemal Süreya lasen, und schickte uns raus. Jetzt ist es vorbei mit uns, dachten wir. Mit uns kamen auch unsere Dokumente zum Heer. Sie warfen sowieso ein Auge auf uns... Aber es passierte nicht das, was wir dachten. Der Sergeant setzte sich auf einen Stein und las uns den Bericht über Cemal Süreya leise aber deutlich vor. Und ich durfte ein Gedicht von ihm vorlesen. Das letzte mal sah ich ihn in Istanbul im August 1989. Er hielt eine rede über Gedichte mit seinen Künstler Kollegen. Es war ein schöner Zufall, dass ich ihnen zuhören durfte. Es war sehr berührend, weil er einfach immer ein freundliches Gesicht hatte. Seine Dominanz und Überzeugungskraft war hervorragend. Ich war sehr beeindruckt. Ich hätte mir gewünscht, dass ich ihm immer zuhören könne. Er war ein guter Dichter, ein großer Dichter. Ich gedenke und verbeuge mich vor ihm. Er solle in Frieden ruhen.
Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren