Sayı | Ausgabe: 217 (12.11.2019)
Gelecek sayı | Nächste Ausgabe: 12.12.2019

25.04.2019

 

22 yaşında Alaa Salah isimli bir kadın çıktı, “mermi öldürmez, sessizlik öldürür.” dedi, eylemlerin sembolü oldu. Hartum Uluslararası Üniversitesi'nde mühendislik okuyan Alaa Salah, “kadının yeri devrimdir!” sloganıyla kadınlara önderlik ediyor. Özellikle 10-15 yıldır Sudan siyaseti ile ilgileniyorum. 22 yaşında Alaa Salah isimli bir kadın çıktı, “mermi öldürmez, sessizlik öldürür.” dedi, eylemlerin sembolü oldu. Hartum Uluslararası Üniversitesi'nde mühendislik okuyan Alaa Salah, “kadının yeri devrimdir!” sloganıyla kadınlara önderlik ediyor. Özellikle 10-15 yıldır Sudan siyaseti ile ilgileniyorum. 
2003 yılında yazmış olduğum “Bir Dünya Özlüyorum” adlı şiirimde,“Sudan'dan bir yâr gelirDolu – dizgin Kıblesi insan olmuş.” diye söz etmiştim. Evet, Sudan'dan bir “yâr” geldi, Alaa Salah... Ve de binlerce Alaa Salah...
Ömer el Beşir, Sudan'ın darbeyle gelip, darbeyle giden 30 yıllık devlet başkanıydı. İktidarı boyunca ülkeyi demir yumrukla yöneten el Beşir, özellikle 2003 yılında Darfur'da yaşanan iç savaşta savaş ve insanlık suçu işletmekten dolayı sabıkalı olup, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılama kararı bulunmaktadır. Askeri yönetim ev hapsinde tutuyor ve yargılayabiliriz diyor. Halk bu ikircikli durumdan dolayı öfkeli. Sokağa çıkma yasağına rağmen eylemler halâ devam etmektedir. Halk ve ordu içinde farklı siyasi grupların olması, birbirlerine yönelik güç mücadelesine girme tehlikesi olasılığının bulunması, en başat sorun teşkil etmektedir. Bu derin bölünmüşlük, eski devlet başkanı Cafer Numeyri döneminden bu yana süregelmektedir.
Sudan'ın önemli muhalif siyasetçilerinden Yasir Arman, “Sudan, uzlaşma, demokratikleşme, sosyal adalet, cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir gelişme alanlarında çok yönlü bir kriz yaşıyor.” irdelemesi ile şu anki olayların temelini bizlere tek cümleyle berrak bir şekilde anlatıyor. 30 yıllık Müslüman Kardeşler rejimi, kaos, kardeş kavgası, açlık, çarezizlikten başka bir şey vermedi Sudan halkına. Ömer el Beşir'in 30 yıllık şeriat uygulaması, etnik ve kültürel zenginliği yok saydı. Yüzyıllardır birlikte yaşayan halk ayrıştı ve Güney Sudan bağımsızlığını ilan etti.
Askeri yönetim, ekonomik, politik, bölgesel ve uluslararası tecrit edilmişliğin içinde, ülkede yaşanan kaosa çözüm getiremez. Kriz ancak yeni bir uzlaşı rejimi ile aşılabilir. Çünkü, askeri rejim el Beşir artıklarından oluşmaktadır. Bazı batılı yorumcular, Sudan'daki gelişmeleri “Arap Baharı” olarak nitelendirmektedirler. Ama, olaylara önderlik eden Sudan'lı aydınlar yaşananların hiç te “Arap Baharı” olmadığını üstüne basa, basa söylüyorlar. Mubarak Ardal, Yasir Arman, Alaa Salah söz birliği etmişcesine, tüm kesimlerin birleştiği “Sudan Devrimi”'nden söz ediyorlar. Sudan Sendikalar Birliği, Sudan Profesyoneller Birliği başta olmak üzere; gazetecilerin, öğretmenlerin, doktorların, üniversite öğretim görevlilerinin, avukatların, sağlık çalışanlarının, mühendislerin önderlik ettiği eylemler “sokağa çıkma” emrine rağmen dalga, dalga ülke geneline yayılmakta.
Sudan halk hareketi millidir. Protestolar, ulusal demokratik güç ve örgütlerle doğru eylemlerle, belli proğram ve haklı istemler doğrultusunda ve de bu örgütlerin önder kadroları tarafından gerçekleştiriliyor. Libya, Irak, Mısır, Suriye, Tunus benzeri “Arap Baharı” safsatarından dersler çıkararak, doğru adımlar atılmaktadır. Herşey ekmek, özgürlük ve bağımsızlık ekseninde gelişmektedir. Yani “Devrim (Towra)” istemi... Sudan'dan edindiğim bilgiler bu yönde.
Tam 30 yıldır halkına kan kusturan, şeriat uygulayan Sudan diktatörü Ömer el Başir yıkıldı. Beşir, oldu te-beşir...

Köşe Yazarları | Autoren
Köşe Yazarları | Autoren